(818 S. K. m. 244)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün Temyiz edenvekili Av. İ.B. geldi. Karşı taraf vekili Av. F.K. geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki önceki davada, davacı koca davalı adına satın alma yolu ile yarı pay olarak tescil edilen taşınmazın alımında, taşımazın yarı payının satın alması için ödediği parayı davalıya hibe ettiğini ikrar ve kabul etmiştir. Bu ikrar kendisini bağlar. Borçlar Kanununun 244. maddesine göre bağışlamadan rücu eden kimse verdiğinden bağış alanın elinde kalanı isteyebilir. Bu yön gözetilmeden taşınmazın dava tarihindeki kesin değerine göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine duruşma için takdir olunan yirmimilyon lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine 17.2.1998 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY YAZISI
Taşınmazın özüne ilişkin dava 7.10.1953 gün 8/7 sayılı inançları birleştirme kararı gerekçe gösterilerek red edilmiştir. Karar bu gerekçe ile kesinleşmiş kesinleşen bu kararla kişisel hakların dinlenebilirliği vurgulanmıştır.
Davacının önceki davadaki ifadeleri kayıtsız şartsız bağış anlamında olmayıp evliliği kurtarmak için davalıya tanınmış bir imkan olduğu anlamındadır. Bu itibarla işin vekalet hükümlerine göre çözümlenmesi isabetli sayılmaz.
Ancak gerek mahkeme gerekse Yargıtay özel dairesi kazandırıcı işlemi bağış olarak değerlendirmiştir.
Borçlar Kanununun 244. maddesi gereği bağıştan dönme hakkının gerçekleşmesi halinde bağıştan yararlanan kişi elinde kalan iade ile yükümlüdür. Aynen iadenin imkansızlığı kesinleştiğine göre dava tarihindeki karşılığının istenmesi yasal kurala uygundur. Hükmün onanması görüşüyle sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy