(743 S. K. m. 315)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Medeni Kanunun 315. maddesi herkes yardım etmediği takdirde zarurete düşecek olan usul ve furuuna muavenet ile yükümlüdür kuralını getirmiştir.
Yardım nafakasına hükmedilebilmesi için kendisine yardım edilmediği takdirde zarurete düşeceğinin ispatlanması gerekmektedir. Nafaka alacaklısı tüm iyiniyetli çabalarına rağmen geçimi için asgari düzeydeki imkanları temin edememişse isteği kabuledilebilir. Reşit çocuklar arasında kız erkek ayrımıda düşünülemez. Tembellik, bulnan işi beğenmeme gibi sebepler nafakanın gerekçesi yapılamaz.
Davacı 1962 doğumludur. 1984 senesinde kendi kusurlu davranışı sonucu eşinden boşanmıştır. Çocuklarının velayetide babaya bırakılmıştır. Dinlenen kardeşlerinin sözlerinden, aile ile tüm bağlarını kestiği, bir miktar parası ve cep telefonunun olduğu, Gaziosmanpaşada kiraladığı dairede oturduğu ve en yakını olan kardeşinden bile iş bulma konusunda yardım istemediği anlaşılmaktadır. Çalışmasına engel teşkil edecek bedeni ve fikri bir rahatsızlığının olduğuda ileri sürülüp ispat edilmemiştir. İş ve işçi bulma Kurumuna başvurup sonuç alamadığına dair herhangi bir belgede ibraz edememiştir. O halde isteğin reddi gerekirken yazılı şekilde nafakaya hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine 14.1.1998 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY: Davalı tanıklarından onunla menfaat ilişkisi bulunan S.G. dışındaki diğer davalı tanıkları S.G. ve B.K. ile tüm davacı tanıkları S.G. gerekçeye esas alınan ifadesi aksine davacının Gaziosmanpaşada kirada oturmadığını, bankalarda parası ve cep telefonuda bulunmadığını, uygun süre iş arayıp bulamadığını diğer kardeşi S.'nın yanına sığınmak zorunda kaldığını, çeşitli kişilere borçlandığını, borçlarını ödeyemediğini ve zaruret içinde olduğunu beyan etmişlerdir.
Bunlardan S.G. daha sonra ifadesini değiştirmiş isede kardeşi ile tartıştıklarını davacının bu nedenle evden ayrıldığını bankada 25-30 milyon lira parası olabileceğini ve cep telefonuda bulunduğunu beyan etmiştir.
Dava savunmasını banka ve resmi kurum yazıları ile kanıtlayamamıştır.
Her dava açıldığı tarihe göre incelenir. Daha sonraları, davacıyı zaruretten kurtaran bir olayın varlığıda kanıtlanamadığı gibi, kardeşi gerekçe aksine davacıya işte teklif etmemiştir. Toplanan delillere, Türkiyedeki iş potansiyeline göre işsizliğin açıkça asıl olmasına göre hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy