(1086 S. K. m. 7, 8, 428)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacılar A. ve M. Karataş tarafından, davalılar M. ve A. Yavuz aleyhine açılan, davalıların velayeti altındaki küçük Murat'ın evlat edinilmesine izin verilmesine dair dava mahkemece aynen kabul edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428/2.maddesi Mahkemenin davayı rüyette vazifedar bulunmaması mutlak bozma sebebi olarak kabul edilmiştir. Aynı Kanunun 7/3.maddesinde bir dava, Asliye Hukuk Mahkemesinde hükme bağlandıktan sonra, davanın Sulh Mahkemesinin görevi içinde olduğu ileri sürülerek üst mahkemede itirazda bulunulamaz biçimindeki hüküm Anayasa'nın 141/4 ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 77.maddelerinde yer alan çabukluk ve ucuzluk prensibinin bir uygulaması olarak yer almaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6.maddesinde düzenlenen kanun yararına bozmada ise kanunun doğru uygulanmasına dikkat çekmek amacı güdülmektedir. Bu sebepledir ki kesin olan kararlar hakkında dahi temyiz incelemesi mümkün hale getirilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 7/3.maddesinde yer alan yasağı kanun yararına bozma isteminin incelenmesi sırasında dikkate almak mümkün değildir. Aksi halde görev yönünden yapılan hatalara mahkemelerin ve ilgililerin dikkatini çekme imkanı ortadan kaldırılmış olur.
Dava evlat edinmeye izin verilmesine ilişkin olup, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8.maddesinin 5.fıkrasında bu davalara, Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağı açıkça yazılı bulunmaktadır.
Bu amir hüküm karşısında Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada mahkemece görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, esasa dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6.maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA oyçokluğuyla karar verildi.27.03.1997
MUHALEFET ŞERHİ
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 18.07.1981 gün ve 2494 sayılı yasa ile değişik 7/son maddesi Bir dava Asliye Mahkemesinde hükme bağlandıktan sonra davanın Sulh Mahkemesinin görevi içinde olduğu ileri sürülerek üst mahkemede itirazda bulunulamaz hükmünü getirmiştir.
Madde özellikle doğrudan gözetilmesi gereken görev konusunda ayrıcalı bir hüküm getirmiş, göreve ilişkin yanılgıyı belirli koşullarla (itiraz edilmeme) yasallaştırmıştır. Yasa koyucu bu kuralı dava ekonomisi ve üst mahkemede görülmenin daha güvenli olacağı amacına yönelik olarak düzenlemiştir. Somut olayda görev itirazı bulunmadığına göre yasaya aykırılık belirtilen kural gereği yasallaşmıştır (Ortadan kalkmıştır). Yasaya aykırılık bulunmadığından hükmün yasa yararına bozulması görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy