(743 S. K. m. 137, 142, 144, 149, 162, 405/8)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Boşanma münhasıran şahsa bağlı haklardan ise de, sonuç tek taraflı irade açıklaması ile değil dava sonucu elde edilmektedir. Hükmün yanında, maddi ve manevi tazminatlar (MK. m. 149/1-2) tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakaları (MK. m. 137, 162/son ve 144) mallarla ilgili düzenlemeler gibi davanın taraflarına mali külfetler yükleyen düzenlemeler de yapılmaktadır. Mali haklar açısından mümeyyiz mahcurların korunması için kendi iradesinin yanında işlemin tamamlanabilmesi için vasinin kanunun açıkça gösterdiği hallerde Sulh Hakiminin izni de gerekli görülmektedir (MK. m. 405/8), (Yargıtay'ın 04/12/1975 gün ve 7678/9224 sayılı kararı).
Bu açıklama karşısında mümeyyiz mahcurun boşanma davası üzerinde doğrudan tasarruf hakkı bulunmamaktadır. Kendisinin verdiği ancak velisinin (vasinin) iştirak etmediği temyiz dilekçesi sonuç doğurmaz. Bu sebeple de temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda gösterilen sebeplerle temyiz dilekçesinin REDDİNE oybirliği ile karar verildi.16.05.1997 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy