(743 S. K. m. 132, 152)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Medeni Kanunun 132. maddesi uyarınca terk hukuki sebebine dayalı boşanma davasında diğer unsurların yanında ihtar eden eşin ihtarda samimi olması, bunun içinde davet edilen evin eşlerin ekonomik ve sosyal düzeylerine uygun, her yönü ile bağımsız ve evlilik birliğinin devamına imkan verecek yeterlikte bulunması gerekir. Evin bağımsızlığından amaç ailenin mahremiyetinin korunması mahremiyetle ilgili rahatlığı sağlamasıdır.
Günümüzde ekonomik değişmenin zorlaması ile aile mahremiyetinide gözeten yapı usulü değişmiş, tek katlı bahçeli evler yerine kat mülkiyeti kanununa göre birden fazla aileyi barındıran binalar yapılmaktadır. Tek Binanın içindeki her bağımsız bölüm, modern ailenin aile mahremiyetini korur biçimde meskenlerdir. Bir avlu yada avluya benzer ihata duvarı ile çevrili olan yapılarda öyledir. Kat mülkiyeti kurulmamakla beraber yapı tarzı itibariyle kat mülkiyetine uygun banyo, mutfak tuvaleti bulunan aile fertlerinin sağlığını rahatını, huzurunu bozmayan yapılarda mahremiyeti sağlama unsuru tamamdır.
Medeni Kanunun 152. maddesince evin seçim hak ve görevi kocaya aittir. Koca birliği terk eden eşin davet edildiği evin mahremiyeti sağlama yönünden zorunlu bölümleri yeter odası (mutfağı, banyosu, tuvaleti) var ise, aile fertlerin sağlığını ve huzurunu bozan yapı bozukluğu yoksa, kapısını örttüğü zaman her şey dışarıda kalıyorsa ve özellikle davet edilen ev de öncedende birlikte oturulmuş, davet samimi bir arzunun ürünüdür. Somut olayda davalının ihtarda bildirdiği ev iki katlı iki daireli binanın üst katıdır. Medeni ailenin ihtiyaçlarını karşılar durumdadır. Alt katta kayın peder ve kayın validenin oturması evin menevi bağımsızlığını bozmaya yetmez. Aile reisinin kirasız bir evde oturması imkanı varken illaki kiralanmış başka yerde ev istenmeside Medeni Kanunun 2. maddesi ile bağdaşmaz ve yasaya uygun değildir. Şu halde davalı dönmemekte haklı değildir. Medeni Kanunun 132. maddesi gereğince boşanmaya karar vermek gerekirken reddi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine 28.5.1997 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin taktirinde bir yanlışlık görülmemesine göre hükmün onanması düşüncesindeyiz. Bu itibarla sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy