(1086 S. K. m. 73, 76, 95) (743 S. K. m. 242, 376) (1587 S. K. m. 46)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Olayları açıklamak taraflara, Hukuki niteleme ise hakime aittir. (HUMK. md.76) İstek, Nüfus sicilindeki yanlış kaydın düzeltilmesine ilişkin olup, Medeni Kanunun 242 ve takip eden maddelerinde düzenlenen nesebin reddi ile ilgili bulunmamaktadır. Dava bu hali ile irs ve nesebe ilişkin nüfus kayıt tashihi davası olup, sonuçta hukuku etkilenecek olanlara tercihi zorunludur (HUMK.73).
Bu itibarla, davanın küçük Utkunun gerçek anne ve babası olduğu iddia edilen Hacer ve Arif Özcan'a, ölü iseler bunların kanuni mirasçılarına; Medeni Kanunun 376/2. maddesi uyarınca küçük Utku'ya tayin olunacak kayyıma ve nüfus müdürlüğüne tevcih edilerek, Nüfus Kanununun 46. maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcısı ve Nüfus temsilcisi huzuru ile görülmesi gerektiğinin düşünülmemesi, usul ve kanuna aykırı bulunmuştur. Ayrıca; İrs ve nesebe yönelik davlar kamu düzenine ilişkin olup, tarafların kabulü sonuç doğurmamaktadır. (HUMK.95/2)
Bu nedenle; Mahkemece tarafların ve tayin edilerek kayyımın tüm delillerinin toplanarak, küçüğün kayden anne ve babası ile gerçek anne ve baba olduğu iddia edilen kişilerin analığa ve babalığa esas teşkil edecek kan ve doku testlerinin yaptırılması nüfus kayıtları ve diğer belgelerin de celbi ile delillerin hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. 19.06.1997 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy