(2675 S. K. m. 38) (743 S. K. m. 134/2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davalı, tenfizi istenen boşanma ilamının verildiği yabancı mahkemede usulen çağrılmış hatta Avukat tarafından temsil de edilmiştir. Yabancı mahkeme Türk kanunlar ihtilafı kuralları gereğince Türk Medeni Kanununu uygulamıştır. Hüküm 2675 sayılı kanunun 38/c maddesinde gösterildiği üzere, toplumun huzurlu ve uyumlu bir yaşam sürebilmesi için uyulması zorunlu hukuki ahlaki ve vicdani temel kurallar, kısaca Türk kamu düzenine açıkça aykırılık halini oluşturacak bir eda emri de taşımamaktadır. Kanunun icabı hale göre hakime verdiği takdir yetkisi karşısında velayeti babaya bırakılan çocuk ile anne arasında şahsi ilişki kurulmaması kamu düzenine açık aykırılık oluşturmaz. Davalı vekili tenfizi istenen mahkeme kararını o yerdeki usule göre temyiz etmiş, fakat isteği süreden ret edilmiştir. O halde 2675 sayılı kanunun 38.maddesi koşulları oluşmuş bulunmasına göre davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıdaki açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi.17.02.1997
MUHALEFET ŞERHİ
Medeni Kanunun 134/2.maddesi koşulları oluşmamıştır. Davalı bu yönden tenfize karşı çıkmıştır. Hüküm sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün onanması kanaatiyle değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy