(743 S. K. m. 143) (818 S. K. m. 49)
Dava: Medeni Kanun'un 143/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan hadiseler kabahatsiz karı veya kocanın şahsi menfaatlerini ağır bir surette haleldar etmiş ise, hakimin manevi tazminata hükmedebileceğini öngörmüştür. Maddede sözü edilen manevi tazminat boşanmanın fer'isini (ekini) oluşturmaktadır. boşanma davasının yargılaması sırasında istenebileceği gibi, boşanmadan ayrı bağımsız bir dava şeklinde de talep edilebilir (15.6.1988 tarih ve 1986/5-1988/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).
Koca 23.6.1993 tarihinde boşanma davası açmış, kadın yargılama sırasında manevi tazminat isteğinde bulunmuş, davalının zina fiilini işlediği tanıklarca ifade edilmiş, ilgili dosyada celbedilmiş, kocanın zinası, kadının da ağır hareketleri sabit görülerek boşanmaya, Medeni Kanun'un 143/2. maddesinin aranan şartları gerçekleşmediğinden, manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmiştir.
Kocanın zina fiili boşanma davasında tartışılmıştır. Artık bu fiilin Borçlar Yasası'nın 49. maddesi çerçevesinde yorumlanmasına imkan yoktur. Davacı yarışan haklarından tercihini yapmış ve bu hakkını boşanma davası sırasında kullanılmıştır. Daha önce tartışılan maddi vakaya dayanılarak manevi tazminat istenilemez. Açıklanan sebeple davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 24.6.1997 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy