(743 S. K. m. 254, 256)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Evlatlık ilişkisi kurulurken boşanma sonunda velayet kendisine verilmemiş olan babanın Medeni Kanunun 254/a maddesi uyarınca rızasının aranmasına yer olmadığına karar verilmesi istenmiş, mahkemece durumu değerlendirme yetkisinin Medeni Kanunun 256.maddesi uyarınca izin isteğinin inceleyen mahkemeye ait olacağı gerekçesiyle ret edilmiştir.
Toplanan delillerden tarafların boşandığı ve müşterek çocuklardan 1981 doğumlu Onur'un velayetinin anneye verildiği anlaşılmaktadır. Boşanma halinde velayet kendisine verilmemiş olan ana ve babanın, evlatlık sözleşmesinin yapılabilmesi için rızasının alınması zorunludur (M.K. m. 254 ve Yargıtay'ın 13.07.1993 tarihli ve 6640/7342 sayılı kararı). İstisnası Medeni Kanunun 254/a maddesinde gösterilmiştir. Açıklanan sebeple ve en az tartışmalı bir konuda, yetkili ve görevli mahkemeyi bağlayıcı nitelikteki gerekçe yazılması doğru değildir. Şu halde gerekçedeki (uygulama ve Yargıtay içtihatlarına göre, velayet hakkına sahip olmayan kişiden rıza aramaya gerek yoktur) şeklindeki yazılar gerekçeden çıkartılmalıdır. Ancak bu yanılgı yeniden duruşma açılmasını gerektirmediğinden gerekçeden bu sözlerin çıkartılarak hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 438/7.maddesi uyarınca gerekçedeki (uygulama ve Yargıtay İçtihatlarına göre velayet hakkına sahip olmayan kişinden rıza aramaya gerek yoktur) şeklindeki sözlerin çıkartılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 23.10.1997 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy