(1086 S. K. m. 71, 151)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 71.maddesi uyarınca bir vekil refakatine alınmasına lüzum görülmeyen ve Türkçe bilmeyen bir kimse (taraf veya tanık duruşmada bir tercüman aracılığı ile dinlenir. Böyle bir halde tüm işlemler Türkçe bilmeyen tarafa tercüme edilmeli ve aynı Kanunun 151.maddesi uyarınca bu yön zabıtnameye yazılmalıdır.
Yugoslav vatandaşı olan davalının Türkçe bilmediği 24/03/1998 tarihli tutanakta bildirmiştir.
Mahkemece dava dilekçesi tercüman vasıtasıyla davalıya okunmuş ve tercüman vasıtasıyla davalıya sorulduğunda davalı, dava dilekçesinde yeralan iddiaları kabul etmediğini bildirmiştir.
Mahkemece 24/03/1998 tarihli duruşmada; "davalıya mukabil delillerini, davacının delil listesini aldıktan sonra on gün içinde yazılı olarak bildirmesi ve davacıya tebliğ ettirmesi için"mehil verilmiştir. Sözü edilen bu ara kararının davalıya tercüme edildiğine dair tutanakta bir bilgi bulunmamaktadır. Müteakip oturumlarda da durum kendisine bildirilmemiştir.
Delil bildirme ile ilgili mahkemece verilen ara kararı, davada avukat vasıtasıyla temsil olunmayan davayı bizzat kendisi takip eden Türkçe bilmeyen davalıya, tercüman vasıtasıyla tercüme delmeden ve sonucu anlatılmadan karar verilmesi savunma hakkını kısıtlar. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç:Hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 05/11/1998 Per.
Full & Egal Universal Law Academy