(743 S. K. m. 143, 144) (1086 S. K. m. 163)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonucunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1 - Davalı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 163. maddesi gereği verilen önele rağmen delil bildirmemiş tanık listesi vermemiş ve kendisine yeniden süre tanınması isteğinde bulunmamıştır. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazı yasal dayanakdan yoksundur.
2 - Davalının ilk oturumdaki "maddi manevi ödence ve yoksulluk nafakası isteğim yoktur" biçimindeki sözleri, üzerinde tasarruf hakkı doğan ödence isteğinden feragat niteliğindedir. Yoksulluk nafakası ve ödence verilmesini gerektiren maddi olay boşanma davasından önce gerçekleşmiş, hak boşanma şartına bağlı olarak maddi olay tarihinde doğmuştur. Somut olayımızda doğmamış haktan feragat söz konusu değildir. Feragat Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 95. maddesi gereği kesin bir hüküm sonuçlarını doğurur. Haktan Feragat niteliğindeki beyandan sonra düşen hakkın Medeni Kanununun 143 ve 144. maddesine dayanan hakkın yeniden dava konusu yapılması veya aynı dava içinde yeniden istenmesi mümkün değildir.
Sonuç: Hükmün 2. maddede belirtilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının 1. maddede belirtilen nedenlerle REDDİNE, hükmün bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ONANMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 05.11.1998 Per.
Full & Egal Universal Law Academy