(743 S. K. m. 23, 457, 475, 477, 516, 520, 539, 545) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma içni tayin olunan bugün temyiz eden vekili avukat A. M. K. geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Miras açıldığında (MK. m. 539) terekenin borcu alacaklarından çok olup da mirasçı olanlar bunu ödemeye yanaşmazlarsa, mirastan feragat eden kişi ölümden önceki beş yıl içinde miras bırakandan feragatın ivazı (karşılığı) olarak aldığı şeyi ve semeresinden elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür. (MK. m. 477) Öte yandan hakkında tenkis davası açıldığı zaman mirastan feragat eden mirasçı, sözleşme ile aldığını geri vererek terekenin taksimine iştirak edebilir (MK. m. 516). Görülüyor ki mirastan feragat edenin mirasla ilişiği tamamen kesilmez.
Veraset belgesi istemek maddi bir olayın varlığını ikrar ve kişiler arasındaki irs ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir. İsteğin bu niteliği itibarıyla mahkemeye başvurmak mirasçının ne bir hakkının yitirilmesine, ne de veraset durumunda bir değişiklik meydana getirilmesine yol açar.
Mirastan ıskat ve mahrumiyet sebepleri, ya da mirasın reddi veya mirastan feragat sözleşmesi hallerinin bulunması ve sonuçları hasımsız bu istekte tartışılamaz (HUMK. md. 73). Veraset belgesi istemeye engel değildir. İskat (Mk. md. 475), mahrumiyet (MK. md. 520), red (MK. md. 545) ve feragat (MK. md. 457) "hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğine "işaret edilmek suretiyle ve bu durumlar yok sayılarak miras paylarını gösterir biçimde hüküm tesis edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 10.4.1980 günlü ve 2911-3133 sayılı, 22.10.1992 günlü ve 8958/10142 sayılı, 13.10.1992 günlü ve 9357-9555 sayılı ve 22.4.1993 günlü 3158/4093 sayılı kararları) açıklanan bu yönler gözetilerek yazılı şekilde verasetin sübutuna karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple ONANMASINA, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Medeni Kanunun 475. maddesi gereği ivaz karşılığında mirastan feragat, mirasçılık hakkını etkilemez. Mirasçılık sıfatının yitimi sonucunu doğurur. Miras hakkı kişiye bağlı anayasal hak olduğundan, bundan feragat hukuki sonuç doğurmaz (M.K. md. 23).
Mirasçılık sıfatının yitirilmesi miras bırakanın terekesiyle sınırlı hak yoksunluğudur. Miras bırakanın kişiliğinden kaynaklanan terekeyle ilgili olmayan haklar saklıdır (SSK ve Emekli Sandığı'ndan aylığa hak kazanmak gibi).
O halde mirastan feragat edenin miras hakkının saklı olduğu ancak feragat nedeniyle terekeden pay alamayacağının, mirasçılık belgesinde belirtilmesi, diğer mirasçıların tereke ile olan ilişkilerinin hak ve borçlarının açıklığa kavuşturulması gerekir.
Bu nedenle sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy