(1086 S. K. m. 43/2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacının annesinin 02.04.1324 doğumlu H. Yıldırım olduğunu ileri sürmüş ve anne adının değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir. Verilecek karar 1324 doğumlu Hatice mirasçılarının hukukuna etki yapacak niteliktedir. Kanuni hasımlar (NK. m. 46) ile Hatice mirasçıları aralarında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Mecburi dava arkadaşlarından biri aleyhine açılan dava, hasım eksikliği sebebiyle hemen ret edilemez. (YHGK'nun 20/01/1968 tarih 8/510-36 sayılı Y.15.HD. nin 21/10/1991 tarih 4234-4949 sayılı ve 26/12/1995 tarihli 7135-7671 sayılı kararları) Mahkemece yapılacak iş; husumeti Hatice'nin mirasçılarına yöneltmek için davacıya mehil vermek, taraflardan delillerini sormak gösterdikleri takdirde delilleri toplamak ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre de diğer yönlerinin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi.18.12.1998
MUHALEFET ŞERHİ
Dava ananın doğru olarak tespiti ve nüfusa yazılması olup, nüfus idaresine karşı açılmıştır.
Mahkeme davanın doğal anne veya mirasçılarına karşı açılmadığını gerekçe göstererek iddiayı ret etmiştir.
Sayın çoğunluk hasım gösterilen nüfus ile doğal anne olduğu iddia edilen kişi veya onun mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğundan bahisle davanın doğal anne veya mirasçılarına yöneltilmesi gereğine değinmişlerdir.
Mecburi dava arkadaşlığından söz edilebilmesi için;
a) Tarafları teşkil edecek kişiler arasında dava konusu hak ve borcun ortak olması (iştirak halindeki mülkiyet, müteselsil borçluluk gibi)
b) Tarafları oluşturan kişilerin zararına ortak bir işlemle lehe veya aleyhe hak veya borç taahhüt edilmesi veya kendilerinin bu taahhüt altına girmiş olmaları (birden çok kiracı ve satıcılarda olduğu gibi)
c) Davanın, taraflarını oluşturan her biri için aynı nedenden doğması (haksız fiilin birden fazla kişi tarafından yapılmış olması gibi)
Belirtilen bu nedenlerden birinin mutlaka bulunması gerekir. (HUMK. m. 43/2)
Aleyhine dava açılan nüfus idaresi ile gerçek kişi olan ve doğal anne olduğu iddia edilen kişi veya miracıları arasında belirtilen koşullar bulunmadığından zorunlu dava arkadaşlığından söz edilemez.
O halde yasal mirasçı ile gerçek kişiler arasında dava arkadaşlığı bulunmadığından eksik hasımla açılan davanın reddinde yasa ve usul hükümlerine aykırılık yoktur.
Hakim zorunlu dava arkadaşlığı dışında davadan sonra başkalarını ıslahla dahi olsa davaya katamaz. Bu nedenlerle hükmün onanması görüşüyle sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyoruz.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy