(1086 S. K. m. 428, 445)
Dava: Hükmün Daire'nin 1.10.1998 tarih ve 8796/10115 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Adı geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar:
1- Hukuk Muhakemeleri Usulü'ne ilişkin ilmi eserlerde temyiz bozma sebepleri maddi hukuka dayanan ve usul hukukuna dayanan olmak üzere bir ayırıma tabi tutulmuştur. Usul hukukuna dayanan temyiz sebepleri de mutlak temyiz (bozma) sebepleri, nisbi temyiz sebepleri olarak incelenmiştir.
a) Mutlak temyiz sebepleri, bazı önemli hukuk kurallarının yanlış uygulanması halinde, bu yanlış uygulamanın verilen kararı mutlaka etkilediği farz olunur. Bu hallerde o usul hukuku kuralının yanlış uygulanması ile hüküm arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı araştırılmaz. Mutlak temyiz sebepleri;
a-) Mahkemenin görevsiz olması (mad. 428/2),
b-) Birbirine çelişik kararlar verilmiş olması (mad. 428/3),
c-) Delillerin kanuni sebep olmaksızın red edilmiş olması (mad. 428/6),
d-) Yargı yolunun caiz olmaması (Hukuk Mahkemesi'nin değil, İdare Mahkemesi'nin görevli olması)
e-) Hakimin davaya bakmaksızın yasak olması,
f-) Vekil veya mümessil olmayan kişiler huzuru ile davaya bakılmış olması,
g-) Bir usul kuralının yanlış uygulandığına dair itirazın incelenmemiş olması (mad. 428/2),
h-) Hükmün gerekçesiz olması,
ı-) Dava şartlarının bulunmaması olarak açıklanmıştır (Baki Kuru, HUMK, 1989 baskı, cilt 1).
B- Nisbi temyiz sebepleri hükmün sonucuna etkili olmayan bir usul hukuku kuralanının yanlış uygulanmasıdır.
Görülüyor ki lehine karar verilen tarafın hükme etkisi olan diğer bir hile kullanılmış olması, mutlak temyiz sebepleri arasında gösterilmemiştir. Tebligat hilesi Hukuk Muhakemeleri Usul Kanunu'nun 445/7. maddesinde gösterilen yargılamanın iadesi sebeplerindendir. Buradaki hile diğer kanunlardakinden farklı olarak daha geniş anlamda hükme tesir eden pek çok fiil ve hareketlerdir. Usulün 445/7. maddesindeki öngörülen hileli davranış olumlu bir eylem biçiminde olabileceği gibi çekinme ve susma gibi olumsuz bir şekilde de ortaya çıkabilir. Görevli memur tebligatı bizzat davalıya tebliğ ettiğini bildirmiştir. Temyiz aşamasında tebligat hilesi yapıldığı iddiası temyiz (bozma) nedeni olmayıp yargılamanın iadesi sebeplerindendir.
2- Öte yandan Yargıtay delil toplama yetkisine sahip değildir. Yerel mahkemede dosyaya konmayan belgeler Yargıtay kararına dayanak yapılamaz. "Yargıtay temyiz incelemesini dosya üzerinde yapar" (HUMK mad. 438).
Bu sebeplerle davacının karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 1.10.1998 tarih ve 8796/10115 sayılı bozma ilamının kaldırılması ve hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. ve 442. maddeleri gereğince karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 1.10.1998 tarih ve 8796/10115 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, temyiz edilen hükmün yukarıda birinci ve ikinci bentlerde gösterilen sebeplerle ONANMASINA, aşağıdaki onama harcının S.'a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, 28.12.1998 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY: Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun kabul onama görüşüne katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy