(1086 S. K. m. 75, 83, 427, 435)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden vekili Av. S. Ersoy geldi. Temyiz eden davalı vekilinin temyiz dilekçesinde imzasının bulunmadığı davacı vekilinden kendisine tebliğ edilen temyiz dilekçesi istendi, davacı vekilindeki davacı vekilindeki dilekçede de imzasının olmadığı görüldü. Karşı taraf vekili Av. T. Aslan geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karar bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinde imzası bulunmamaktadır. İmzanın bulunmaması itiraz edilmediği sürece temyiz dilekçesinin geçersiz olduğunu göstermez. Dilekçenin düzenlenip, hakime havale ettirip, harç ve giderlerin yatırılmış olması temyiz iradesinin varlığına işarettir. Mahkemece Temyiz dilekçesinde bulunması gerekli imza eksikliğinin giderilmesi için dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.(HUMK. m. 458/8)
Sonuç: Açıklanan sebeple; temyiz dilekçesindeki davalı vekilinin imza eksikliği giderilerek gönderilmesi için dosyanın mahalline İADESİNE, oyçokluğuyla karar verildi. 09.02.1999
MUHALEFET ŞERHİ
Hukuk Usulü Muhakemeleri kanunun 435. maddesi 2494 sayılı kanunla değiştirilmezden önce Temyiz arzuhaline alelumun arzuhallerde muharrer olması lazım gelen hususlardan başka temyizen tetkiki talep olunan hükmün hulasası ve esbabı temyizin kaffesi ve izahatı şifahiye icrası talep olunursa bu husus ve netice-i talep yazılmak lazımdır....Temyiz arzuhali şeraiti mezküreyi cami olmasa bile ret olunmayıp tetkikatı lazıme icra kılınır. biçiminde idi. Görüldüğü gibi kanunun ön gördüğü (şartları) unsurları taşımasa dahi temyiz incelemesi yapma zorunluluğu bulunuyordu.
2494 sayılı kanun davalara sürat kazandırmak ve tarafların davaları sebepsiz uzatmalarına engel olmak amacıyla hazırlanmıştır.(Tutanak Dergisi 16 Temmuz 1981 Cilt:4, Birleşim:63 S.Sayısı 220 Sayfa: 1) Bu kanunla Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanunun 435. maddesinin 1. fıkrasında Temyiz dilekçesinde bulunması gereken unsurlar 8. bent halinde sıralanmış, maddenin 2. fıkrasında Temyiz dilekçesi temyiz edenin kimliği ve imzasıyla, temyiz olunan hükmü yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması halinde diğer şartlar bulunmasa bile ret olunmayıp temyiz incelemesi yapılır biçiminde düzenlenmiştir.
Bu hükmü kanunun değişiklikten önceki hükmü ile aynı sonuçları doğuracak şekilde yorumlamak, yukarıda açıklanan amaçla bağdaşmaz, aksi düşünce, Kanun gibi kanun vaz'ının abesle iştigal ettiğini kabul olur. Kanunda bulunan bir hükümle aynı anlama gelen yeni bir hükmün kanuna konması için kanun değişikliği yapılmış olmaz. Gerekçede açıklandığı gibi bir yandan tarafların davayı sebepsiz uzatmalarına engel olmak için bu kanun çıkartılmıştır diyeceğiz, bir yandan da imzasız temyiz dilekçesindeki imza noksanının ikmali için dosyayı mahkemesine geri çevireceğiz, bunu anlamak mümkün değildir.
Öte yandan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 75/2. maddesi Hakimin Taraflara hatırlatabileceği yönleri gayet sınırlı olarak ortaya koymuştur. İmza noksanı 83. madde çerçevesinde zahir ve açık yazı ve hesap hatası olarak ta tavsip edilmez. Temyiz dilekçeleri yönünden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 187/7. maddesi, uygulama alanı bulmaz.
Nitekim dairenizin 15.1.1996 günü oy birliği ile oluşturduğu 13863-277 sayılı kararda Temyiz edenin temyiz dilekçesinde imzası bulunmadığından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 435/son maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine denmiştir.
Bu sebeple sayın çoğunlukça oluşturulan karara katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy