(743 S. K. m. 444) (1086 S. K. m. 1, 73)
Dava: Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması, Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmiş olup evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı Ü. Tezeller'in hasımsız açtığı dava ile 20.6.1990 tarih ve 1990/812 esas, 1990/723 karar sayılı veraset ilamında seçmiş olduğu intifa hakkının tam mülkiyete dönüştürülmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca hakim iki tarafı usulüne uygun davet etmeden veya dinlemeden hüküm veremez. Dava sonunda hakları etkilenecek olana dava tevcih edilmeden (HUMK. 1/9) hakkı etkileyecek karar verilemez. Bu yön kamu düzeni ile ilgili olup (Y.2.H.D.'nin 4.1.1951 T., 7925-62 sayılı, 13.2.1989 T., 12518-1258 sayılı kararları) hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate almak zorundadır.
Kullanılan seçimlik haktan dönülebilmesi için, bütün mirasçıların davaya dahil edilerek, rızalarının sağlanması veya iradeyi fesada uğratan bir sebebin varlığı, ispat edilmediği gibi mirasçıların muvafakatları da sağlanmadan hasımsız açılan dava ile evvelce kullanılan seçimlik hakla oluşan intifa hakkının tam mülkiyete dönüştürülmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/6. maddesine dayalı bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonucu etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy