(743 S. K. m. 533, 538)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı, kesinleşen vasiyet ile seçilmiş mirasçı olduğunu belirterek, daha önce Ümit, Atila ve Deniz ile Gökhan'ın kan ve neseb ilişkisine dayalı olarak aldıkları mirasçılık belgelerinin iptal edilerek, tek mirascının kendisi olduğunun tespitiyle Medeni Kanunun 538. maddesi gereği mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davacının mirasçılığının ölüme bağlı tasarrufdan kaynaklandığını irs ve neseb ilişkisine dayalı alınan mirasçılık belgelerinin iptali isteminde husumet yetkisinin bulunmadığını belirterek davayı red etmiştir.
Veraset belgesi istemek maddi bir olayın varlığını ikrar ve kişiler arasındaki irs ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir. ( Y. 2. H.D.nin 22.10.1992 8958 10142 sayılı 8.2.1996 T. 334 1326 sayılı kararları )
Vasiyetnamenin açılması içeriğinin ilgililerin bilgisine sunulmasından ( tebliği ) sonra bir ay içinde itiraza uğramaması halinde seçilmiş ( mansub ) birasçı Medeni Kanunun 538. maddesi gereği mirasçılığını gösterecek bir belgenin ( mirasçılık belgesi ) verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mirasçılık belgesi, belirtilen bir aylık süre içinde bir itiraz yapılmış veya bu konuda çekişmeli bir durum yaratılmış olma koşulu ile itirazın veya çekişmenin sonuçlandırılmasına değin verilemez.
Somut olayda, vasiyetnameye karşı itiraz ileri sürülmemiş, çekişme oluşturulmamıştır. Tenkis ne dava, ne de def'i yoluyla ileri sürülmemiştir.
Bu durumda Medeni Kanunun 533. maddesi yazılı nedenler yoksa hakim, terekeden elçeker ve terekeyi seçilmiş mirasçıya teslim eder.
Vasiyetle mirasçılık sıfatı kazanan kişiler, miras bırakanla kan ve soy ilişkisini gösteren belgenin iptalini isteme hakkına sahip olmamakla beraber, bu mirasçıların terekeden hak isteyemeyeceklerini hüküm altına aldırma yetkisine sahiptirler. Daha önce alınan kan ve soy ilişkisine dayalı mirasçılık belgesinin iptali istemi, terekeden hak istenemeyeceğinin tespitini de kapsar.
O halde bu yönde karar yerinde açıklanarak davacıya vasiyetle mirasçı olduğuna ilişkin bir belgenin verilmesi gerekir ( MK. md. 538 )
Davanın husumet ehliyeti (sıfat) bulunmadığında söz edilerek red edilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,10.3.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy