( 2004 S. K. m.25/A)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Tarafların müşterek çocuklarının velayeti babaya tevdi edilmiş olup anne ile çocukların şahsi ilişkisini kurma külfetinin İIK 25/A maddesine aykırı olarak velayet verilen babaya yükletilmesi bozma sebebidir.
Sonuç: Yukarıda 2. bentte gösterilen nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 1. bentteki nedenle hükmün bozma dışında kalan bölümünün ONANMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 19.3.1998 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davalıya çıkan tebligat Ahmet Yesevi mah. Hürriyet cad. Onur sokak No:10 adresine tebliğ edilmiş.
Davalı yargılama sırasında ve cevab dilekçesinde bu adreste oturduğunu kabul etmiştir.
Dosyadaki takipsizlik kararından davalının çocukları Samsun'a amcalarının yanına bıraktığı anlaşılmaktadır.
Davalının bu davranışı anne ile çocukların görüşmesini önleme amacı taşımaktadır.
Çocuk ile ilişkinin halin gereklerine göre düzenlenmesinde hakime doğrudan görev yüklenmiştir. (MK. md. 148,149) Medeni Kanunun 161. maddesiyle de eşlerden birinin diğerini zararlandırıcı davranışta bulunması halinde de gerekli önlemleri alma konusunda hakime doğrudan önlem alma yetkisi tanınmıştır.
Hakimin kişisel ilişki kurmasında yasal kuraara aykırıık yoktur. Hakimin kişisel ilişkiyi kurarken velayet hakkı tanıdığı tarafa külfet yükleyemeyeceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.
Davalının iyi niyetle bağdaşmayan bu davranışı karşısında hakimin çaresiz ve aciz olan anneye annelik duygularını giderme olanağı tanımasını doğru buluyorum. Sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy