(2675 S. K. m. 37, 38)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Yabancı unsurlu davalar bakımından delillerin çeşitleri ve isbat gücü ile ilgili sorunlarda kural olarak hakimin kanunu uygulanır (Lex Fori) Tenfiz dilekçesine, ilamın yabancı mahkemece usulen onaylanmış aslı ve onanmış tercümesi ile ilamın kesinleştiğini gösteren belgenin eklenmesi zorunludur. (MÖHUK. m. 37). Kendisine karşı tenfiz istenilen kişi yabancı mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemişse tenfiz isteğine karşı Türk Mahkemesinde itiraz etme hakkına sahiptir. (MÖHUK.m.38/d). Böyle bir savunmanın ileri sürülmesi halinde hilafının isbatı tenfiz isteyene düşmektedir. Tenfiz isteyenin tenfiz şartlarının oluştuğunu isbatlaması zorunludur.
Davalı yabancı mahkemede açılan boşanma davasına çağrılmadığını, o tarihte Türkiye'de olduğunu ileri sürmüş ve isbat yükü kendisinde olmamasına rağmen delilde göstermiştir. Tenfiz isteyen ise bu doğrultuda herhangi bir delil ibraz edememiştir.
Açıklanan sebeple de tenfiz isteğinin reddine ilişkin karar doğrudur.
Sonuç: Gösterilen sebeple hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine peşin harcın mahsubuna oyçokluğu ile karar verildi. 25.03.1998
MUHALEFET ŞERHİ
Yabancı mahkeme ilamının tenfiz isteği de bir davadır. Bu davanın çözümünde de özel kanun olan 2675 sayılı kanunda bir hüküm yoksa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde hareket etmek gerekir. Tenfizi istenen yabancı ilamda, davalının yabancı mahkemeye davet edildiği ve fakat gelmediği, gıyabında karar verildiği yazılıdır. Davalı yabancı mahkemede kendisine usulüne uygun tebligat yapılmadığını, o tarihte Türkiye'de olduğunu ileri sürüp 2675 sayılı kanunun 38/d maddesi çerçevesinde karşı çıkmıştır. Şu halde davada öncelikle bu ihtilaf çözümlenmelidir. Bu cümleden olarak taraflardan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 180, 200. maddeleri çerçevesinde delilleri sorulup toplanmadan ön mesele çözümlenemez. Davalının bu konudaki delilleri toplanmış ise de, davacıdan delil sorulmamıştır. Davacıdan delilleri sorulup göstereceği delillerin toplanmasından sonra bir sonuca ulaşmak gerekir. Karar eksik tahkikata dayanmaktadır. Bozulması gerekir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy