(743 S. K. m. 7, 88) (1587 S. K. m. 46)
Dava: Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı K.U.'nin, 18.6.1996 tarihli dava dilekçesi ile kızı H.U.'nin hamile olması nedeniyle evlenmesine izin verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut nüfus kaydından evlenmesi için izin istenen 5.10.1982 doğumlu H.U.'nin dava ve hüküm tarihinde 14 yaşını bitirmediği görülmektedir.
Türk Medeni Kanunu'nun 88. maddesi hükmüne göre, hakim, olağanüstü hallerde ve pek önemli bir nedenle ancak on beş yaşını bitirmiş bir erkeğin veya ondört yaşını bitirmiş olan bir kadının evlenmesine müsaade edilebilir.
Resmi "sicil ve senetlerin doğru olmadığı sabit oluncaya kadar münderecaatı amel olunur" (MK. 7) nüfus kanununun 46. maddesi çerçevesinde bir inceleme yapılmadan nüfus sicilinin aksi sabit olmuş kabul edilemez.
H.U.'nin nüfus kaydının tashih olunduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığı halde, mahkemece sağlık kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 23.3.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy