(743 S. K. m. 272,298, 313) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacının 10.6.1983'de doğurduğu çocuğun bütün sonuçları ile babasının davalı M. olduğu İzmir Asliye Dördüncü Hukuk Mahkemesi'nin 2.6.1987 tarihli, 1987/226-444 sayılı ilamı ile hükme bağlandığı, ancak velayet düzenlemesi yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Evlilik dışı ilişkiden doğan çocuğun velayeti hakim tarafından bir düzenleme yapılıncaya kadar askıdadır.
"Evlilik haricindeki doğumda anasına kalan çocuk, ... anasına, ... sahih olmayan nesep üzerine terettüp eden hak ve vazifelere ... sahiptir. Ananın borçları ise tıpkı nesebi sahih çocuğa karşı olan borçlar gibidir. MAHKEME, VELAYETİ ANAYA VEREBİLİR" (MK. 311). "Babaya nisbeti babalık hükmü ile, ... taayyün eden çocuk babasının ve anasının ailelerine karşı sahih olmayan nesep üzerine tereddüp eden hak ve vazifelere dahi sahip olur. Bababın nborçları tıpkı sahih nesepli çocuğa karşı olan borçlar gibidir. MAHKEME VELAYETİ BABA veya ANAYA VEREBİLİR" (MK. 312).
"Çocuk babanın velayeti altında ise ana, çocukla icabı hale göre şahsi münasebetleri idame hakkına haizdir. Mahkeme, doğrudan doğruya veya ananın talebi üzerine, çocuğun muayyen bir yaşına kadar ananın ve bir yaştan sonra babanın velayeti altında kalmasını emredebilir." (MK. 313).
"Babalık davası bittiği veya ikamesi için muayyen müddet geçtiği taktirde mahkeme, çocuğun ana veya babanın velayeti altına bırakılmasını faydalı görmezse kayyım yerine bir vasi nesbeyler" (MK. 298).
Küçük U.'un, babalık davası sonunda velayetinin düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Davacının isteği yukarıda açıklandığı üzere bir düzenleme yapılmasını da kapsar (HUMK. 74). Kaldıki çocukların korunması kamu düzeni ile ilgili olduğundan bu cümleden olan velayet düzenlemesini de haber alan hakim re'sen yapmak zorundadır (MK. 272 ve müteakip maddeleri).
Bu yönler gözetilip U.'un velayeti hakkında bir karar verilmesi gerekirken, baba yanında iyi bakıldığından söz edilerek davanın reddi ve velayetin yine askıda bırakılması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının açıklanan sebeplerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 18.03.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy