(743 S. K. m. 301)
Dava : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar : 1. Medeni Kanunun 301. maddesi, doğumdan önceki üç yüz gün ile, yüz sekseninci gün arasında, davalının çocuğun anası ile cinsel ilişkide bulunduğunun gerçekleşmesi halinde babalığa karar verileceğini öngörmüştür. Mahkemece yapılacak iş bu konudaki tüm delilleri toplamak ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2- Kabule göre de;
Babalık davası ırs ve nesep ilişkisinin kuşkuya yer bırakmayacak (MK 301) nispette açığa çıkarılması halinde kabul edilebilir. Bu konuda tekniğin tüm imkanlarından yararlanılmalıdır. Bu cümleden olarak davalının kurtuluş beyyinesi olan her türlü benzemezlik testleri yapılmalıdır. Davacı, çocuk ve baba olduğu iddia olunan davalının kan grupları belirlenerek Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nda bir inceleme yapılmışsa da bu yeterli değildir. Davacı, çocuk ve davalının Alyuvar (Eritrosit) Antijenleri (ABO, Rh (CDE, cde), MNSs, Duffy (Fya Fyb) Kidd (Jka, Jkb), Kell (Kk): Lokosit Antijenleri (HLA-A), (HLA-C), (HLA-DR), (HLA-DO); Alyuvar (Eritrosit) Enzimleri (Adenozin Dezaminaz, Esteraz O, Fosfoğlukomutaz, gliyoksalaz (I), Adanilat Kinaz, Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz, Alanin Transaminaz, Eritrosit asit fosfotaz (LAP); Serum Proteinleri (Heptoglobin, Hemoglobin ve Transferrinj; testleri mutlaka yapılmalı, baba olduğu iddia olunan kişinin % 99,73 oranından daha az ihtimalle baba olabileceği belirlenmiş ise, Karbonik Anhidraz (Ca II), Peptidaz A, Gm, levis araştırması ve karşılaştırılması ile sonuca gidilmelidir. Yine de aynı oranda bir sonuç elde edilemiyor ise, DNA tiplemesi yapılması imkanı araştırılmalı, davalının baba olamayacağı ihtimali tamamen kaldırılıp delillerin hep birlikte takdiri gerekir. Üniversitelerin tıp fakültelerinden özellikle Adli Tıp, tıbbı biyokimya anabilim dalları ile enstitülerinden herhangisinde açıklanan araştırma yapılabildiği belirlendikten sonra; davacı, çocuk ve davalı o kurumlara birlikte sevk edilip davalının savunması araştırılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün birinci bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre de diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 06.05.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy