(1086 S. K. m. 13) (743 S. K. m. 174, 175, 176, 177, 221, 222, 223, 518)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mal ortaklığın, Medeni Kanun'un 174-177 maddelerindeki durumun gerçekleşmesi halinde sona erer. Ortaklık son bulunca da malların taksimi ve eşlerin paylarının kendilerine verilmesi gerekir. Taksim kanun uyarınca yahut sözleşmedeki hükümler dikkate alınarak yapılır. Eşlerden birinin ölümü halinde ise; Medeni Kanun'un 221 ve devamındaki özel düzenleme dikkate alınarak paylaştırma gerçekleşmektedir. Bu halde ortak malların yarısı hayatta kalan eşe, yarısı da ölenin mirasçılarına ait olur (MK mad.221/1). Bu emredici bir kural değildir. Karı koca mal rejimine ilişkin sözleşmede başka bir paylaşım biçimi de kabul edilebilirler .Ancak ölenin füruları ortak malların 1/4 nispetinden mahrum bırakılamaz (MK mad.222). Sağ kalan eşin ortaklığın borçlarından ne nispette sorumlu tutulacağı da ayrıca gösterilmiştir (MK mad.223).
Miras bütün malları kapsamak üzere ölenin son ikametgâh mahkemesinde açılır. Ölüme bağlı tasarrufların iptali, tenkisi, taksimi ve miras sebebiyle istihkak davalarında bu mahkemede görülür (MK mad.518). Taksimin içerisine taşınır, taşınmaz mallar ile hak ve alacakların girdiği tartışmasızdır. Diğer bir anlatımla tüm terekeyi kapsar.
Davacı mal ortaklığı sözleşmesi ile, ölen eşine ait malların tamamının kendisine aidiyetine karar verilmesini istemiştir. Yargılama aşamasında tescil de talep ediyorum şeklindeki sözlerinin sonuca etkisi yoktur. İstek netice olarak taksimi amaçlamaktadır.
Toplanan delillerden murisin ikametgâhının Kadıköy olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın esası incelenip, bir karar verilmesi gerekirken, genel nitelikteki Hukuk Usûlü Muhakemeleri Yasası'nın 13. maddesine dayanarak, dilekçenin yetki yönünden reddedilmesi usûl ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 9.7.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy