(743 S. K. m. 144)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davalının, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesine 28.02.1996 tarihinde açtığı 1996/152 esas sayılı nafaka davası kabul edilmiş ve kesinleşmiştir. O halde davalı nafaka davasının dava tarihinde ayrı yaşamakta haklıdır. Bu nedenle 18/03/1996 tarihinde yasal süre geçmeden gönderilen ihtar kararı sonuç doğurmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30/09/1970 tarihli ve 2-443-463 sayılı ve 21/05/1976 tarihli ve 2-997-2081 sayılı ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 01/11/1985 tarihli 85/8808 sayılı ve yine 18/03/1996 tarihli 1777/2757 sayılı kararları). Davanın reddi gerekirken kabulü ve yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 21.09.1998
MUHALEFET ŞERHİ
Nafaka davasında davalı lehine nafakaya hükmedilmesi, Medeni kanunun 132. maddesi anlamında ayrı yaşamakta haklı olduğunu göstermez.
Bu sebeple sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
MUHALEFET ŞERHİ
Nafaka davası sonunda verilen karar miktar yönünden temyizi kabil olmadığından temyiz dilekçesi reddedilmiş dava tarihinde ayrı yaşama hakkının gerçekleşip gerçekleşmediği inceleme dışında kalmıştır. Bu yönün bu davadan incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden çoğunluk görüşüne karşıyım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy