(743 S. K. m. 4, 134, 143, 144, 152)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün maddi ve manevi tazminat yönünün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden vekili Av. A. Erdoğan geldi. Karşı taraf tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı hiçbir neden yokken boşanma davası açmış bu davası reddedilmiş ve yine eşinden ayrı yaşamasını haklı gösteren bir sebep ortaya koymamıştır. Böylece Medeni Kanunun 134/4. maddesi uyarınca boşanmaya yol açan olaylarda kusurludur.
Medeni Kanunun 143/1. maddesi mevcut ve hatta muntazar (beklenen) bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsiz karı veya kocanın, kabahatli olan taraftan maddi tazminat isteyebileceğini, 152. maddesi de, evin seçimi, karı ve çocukların uygun biçimde geçindirilmesinin kocaya ait olduğunu öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda kadının hiçbir kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu kadın, en az eşinin desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi (MK. md. 4) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
1- Davalının diğer temyiz itirazlarının 1. bentte gösterilen nedenlerle REDDİNE,
2- Hüküm maddi tazminat yönünden 2. bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 20.000.000 Lira vekalet ücretinin Ömer'den alınıp Emine'ye verilmesine, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi. 13.10.1998
MUHALEFET ŞERHİ
Medeni Kanunun 134. maddesinin 3444 sayılı kanunla yapılan değişikliği ile boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren 3 yıl geçmesi halinde her ne sebeple olursa olsun müşterek hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilir hükmü getirilmiştir. (MK. md. 134/4)
Medeni Kanunun 143/1. maddesi ile mevcut ve hatta muntazar menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsiz karı veya kocanın kabahatli olan taraftan münasip maddi bir tazminat talebine hakkı olduğu öngörülmüştür.
Bu davadan önce kocanın da açtığı boşanma davası ret edildi, keza kadının da boşanma davası ret edildi (1992/451 E; 1995/61 E. Sayılı dava dosyaları)
Sayın çoğunluk kocanın retle sonuçlanan önceki davasını koca aleyhine boşanmada kusur saymıştır. Bu gerekçeye göre kadının da açtığı ret edilen davası olduğuna göre kadın da kusurludur. Maddi tazminat isteyemez.
Diğer yandan, boşanma davasında eşlerden birisinin kusurlu sayılması için eşin yarattığı olayların boşanmanın nedeni olması gerekir. Kocanın, karısına karşı söz ve eylem olarak hiçbir hareketi yoktur. Bilindiği gibi kanunun değişiklikten önceki durumunda boşanma toplum için gittikçe büyüyen bir yara haline gelmişti. Kanun yapıcı bunu önlemek için Medeni Kanunun 134. maddesindeki değişikliği getirdi. Şimdi eşlerden birinin ilk açtığı ve retle sonuçlanan davayı, davacı eş için kusur sayarsak Medeni Kanunun 134/4. maddesinin sağladığı hakkı bir yaptırıma bağlamış oluruz. Bu da kanunun konuş amacına aykırı düşer. Bu nedenle mahkeme hükmünün onanması düşüncesindeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy