(743 S. K. m. 137, 162)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm nafaka ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1) Reddedilen boşanma dosyasındaki tanık beyanlarından ve o dosyaya celbedilip incelenen 1991/260 esas, 1993/104 karar sayılı dosyadan tarafların Önder isimli müşterek çocuklarının bulunduğu, bu çocuğun davacı koca tarafından kardeşi Asım ile Onun eşi Kadriye'nin üzerine onların çocuklarıymış gibi kaydettirildiği, bununla Almanya'da çalışan kardeşi Asım'ın çocuk parası almasının amaçlandığı, 1991 yılında davalı (Anne) tarafından açılan dava sonucunda Önder'in, Asım ve Kadriye'nin üzerindeki kaydının iptaline karar verildiği, ancak Mestan ve Leyla üzerine tesciline ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Ne var ki davalı, temyiz dilekçesi ekinde 1985 doğumlu bu çocuğun nüfus hüviyet cüzdanının fotokopisini sunmuştur. Sunulan bu kayda göre Önder'in babası (Mestan'ın) hanesine 30.07.1999 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda çocuk Önder'i de gösterecek şekilde tarafların vukuatlı aile nüfus kayıtlarının getirtilerek küçük Önder'in velayeti konusunun düzenlenmesi ve davalı yanında bulunmakla tedbir nafakası (MK. md.137) verilmesi gerekir. Bu yönün gözetilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
2) Boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar. (MK.m.162/2, 137). Kaldı ki istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden (resen) alınması zorunludur. (MK.137). O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, davalı kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmelidir. Yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Hükmün gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 24.11.1999 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy