(743 S. K. m. 2, 144)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı ve davalı kadının tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2- Boşanmaya neden olan olaylarda kadın kusursuz olup, boşanma yüzünden zarurete düşeceği belirlenmiştir. Kadının yaşının genç olması gerekçesiyle yoksulluk nafakası isteminin reddi doğru değildir. Koca kadının iş bulduğunu çalıştığını da kanıtlayamamıştır. Medeni Yasanın 144. maddesi koşulları oluştuğundan uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekir. Yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 1- Hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu kesimlerinin 1. bentte gösterilen nedenlerle ONANMASINA,
2- Hükmün 2. bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 10.12.1999
KARŞI OY YAZISI
Medeni Kanunun 144. maddesi "boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak şartıyla geçimi için diğer eşten mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir" hükmünü getirmektedir.
Boşanmaya yol açan olaylarda kadın daha çok kusurlu değildir. Yoksulluk içinde bulunduğu da kabul edilebilir. Koca da düz işçi olup asgari ücret aldığı başkaca malı-mülkü veya geliri olduğu tespit edilmemiştir. Tanıklarda taraflar arasındaki boşanmaya yol açan olayların ekonomik güçsüzlükten kaynaklandığını haber vermişlerdir. Şu halde davacı-davalı koca da yoksulluk içindedir. avalı-davacı kadın 1975 doğumlu olup, çalışmasına engel bir halinin olduğu, iş aramala beraber iş bulamadığı iddia ve ispat edilmemiştir. Anayasamızın 49. maddesinde çalışmanın bir hak oluşunun yanında bir ödevde olduğu açıklanmıştır. Bir engeli olmayan ve elde olmayan sebeplerle çalışamadığını ispat etmeyen kişi iyi niyetli olmayıp Medeni Kanunun 2. maddesi uyarınca kanun önünde korunamaz.
Dairemizin 16.4.1999 tarihli 3539-3478 sayılı ve 15.2.1996 tarihli 858-1592 sayılı kararında açıklandığı üzere kendini iradi olmayan sebeplerle yoksulluk içinde bulunan kişi yoksulluk nafakası ile sorumlu tutulamaz. Sayın çoğunluğun bozma sebebine katılmıyorum. Karar onanmalıdır.
Full & Egal Universal Law Academy