(743 S. K. m. 454, 457, 475, 520)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1 - Kasten ve haksız yere müteveffayı öldüren ve öldürmeye teşebbüs edenler mirasçı olamazlar. (MK.m. 520/1) Görüldüğü gibi mirasçı olabileceği bir kimseyi kasten ve hukuka aykırı bir şekilde öldüren mirasçı olamaz. Öldürme fiilinin mirasçı olmayana engel teşkil etmemesi için fiilin kasta bağlı olmaması (kazaen öldürme) veya hukuken aykırı bulunmaması (meşru müdafa gibi) gerekir. Alman Haidelberg Bölge mahkemesinin mahkumiyete ilişkin karararının yalnızca hüküm fıkrası tercüme ettirilmiştir. Bu tercümeden öldürme fiilinin ne sebeple işlendiği anlaşılmamaktadır. Mahkemece kararın tamamı tercüme ettirilip, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Eksik İnceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2 - Kabule göre de,
Veraset belgesi istemek maddi bir olayın varlığını ikrar ve kişiler arasında miras ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir. İsteğin bu niteliği itibariyle mahkemeye başvurmak mirasçının ne bir hakkının yitirilmesine ne de veraset durumunda bir değişiklik meydana getirilmesine yol açar.
Mirastan iskat ve mahrumiyet sebepleri, ya da mirasın reddi veya mirastan feragat sözleşmesi hallerinin bulunmaması veraset belgesi istemeye engel değildir. İskat (MK. md. 457), mahrumiyet (MK.md.520), red (MK.md.545) ve feragat (MK.md.475)'in hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğine işaret edilmek suretiyle ve bu durumlar yok sayılarak miras paylarını gösterip içinde hüküm tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde verasetin iptaline ve yeniden subutuna karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına temyiz peyşin harcın yatırana geri verilmesine 8.12.1999 oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı, miras bırakan (annesi) N.D.'in 13.7.1995 tarihinde Almanya'nın Heidelberg kentinde kocası (davalı) N.D.tarafından kasten öldürüldüğünü, davalı N.'nin bu suçtan Almanya'da hüküm giydiğini belirterek; Medeni Kanunun 520/1. maddesi gereğince davalının mirastan mahrumiyetinin tespiti ile daha evvelce alınmış olan veraset ilamının iptalini davalının mahrumiyeti gözetilerek yeniden veraset belgesi verilmesini istemiştir.Davacı talebini Alman Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına dayandırmıştır.Türk Ceza Kanunun 5/1. maddesinde bir Türk'ün 4.maddede yazılı cürümlerden başka, Türk kanunlarına göre aşağı haddi üç seneden eksik olmayan şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezayı müstelzim cürmü yabancı memlekette işlediği ve kendiside Türkiye'de bulunduğu takdirde Türk kanunlarına göre cezalandırılacağı belirtilmektedir. (TCK.md.5/1) Ceza ahvalde, ecnebi mahkemeden verilen ve Türk Kanunlarına muvafık bulunan hüküm Türk Kanununca, gerek asli ve gerek fer'i olarak kamu hizmetinden yasaklanmayı veya sari iskatı ehliyeti mucip bir cezayı mutazammın olduğu takdirde Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine ecnebi memlekette hükmü oluna mahrumiyet ve iskatı ehliyet cezaları sonuçlarının Türkiye'de dahi geçerli olacağına mahkeme karar verebilir.Mirasta mahrumiyet, mirasçılık ehliyetini düşüren bir olgudur ve Ceza Kanununun 8. maddesinde sözü edilen "... sair bir güna iskatı ehliyetinb..." kapsamına girer.Buna göre, davalı Almanya'da işlediği cürümün aşağı haddi 3 seneden eksik olmayan hürriyti bağlayıcı cezayı gerektirmesi sebebiyle Türk Ceza Kanunun 5. maddesi uyarınca Türkiye'de yargılanıp mahkum olmadıkça, ya da Almanya'da verilen mahkumiyet kararının Türk Kanunlarına göre hasıl edeceği asli ve fer'i sonuçlarının Türkiye'de dahi geçerli olacağına dair 8. maddeye göre mahkemeden karar alınmadıkça; Alman mahkemesi kararının buradaki mirastan mahrumiyete esas teşkil etmes yasal olarak mümkün değildir.Bu açıdan ecnebi mahkumiyet kararının tamamının Türkçeye tercüme ettirilmesi sonca etkili değildir. Açıklanan gerekçe ile sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy