(743 S. K. m. 485)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz edenler vekili Av. T. T. geldi. Karşı taraf tebligata rağmen gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Medeni Kanunun 485. maddesi ve bunu yorumlayan 27.2.1952 gün 7/2 sayılı İnançları Birleştirme kararı gereği el yazısı ile vasiyetin yapıldığı yerin belirtilmesi vasiyetnamenin geçerlilik koşuludur. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 28.12.1994 gün 1994/674-888 sayılı kararla bu kuralı yumuşatmış, düzenleme yeri açıkça belirtilmemiş olmakla beraber vasiyetnamenin içeriğinden anlaşılması halinde de vasiyetin geçerli olacağını kararlaştırmıştır.
Somut olayda; el yazısı ile vasiyetnamenin nerede düzenlendiği belirtilmediği gibi, içeriğinden de düzenleme yerinin tespiti mümkün değildir. Vasiyetnamenin düzenleme yeri vasiyetname dışında bir delille özellikle vasiyetnamede adı ve imzası bulunsa bile tanıkla kanıtlanamaz.
Bu durumda, vasiyetnamede düzenleme yeri bulunmamakla geçerlilik koşulundan yoksundur. Vasiyetnamenin şekil ve geçerlilik koşulundan yoksun olması nedeniyle iptali gerekirken davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, duruşma için taktir edilen yirmimilyon lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine; 23.03.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy