(743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- 2.3.1999 tarihli celse için davalı vekiline yapılan tebligat usulsüz ise de müteakip celse gününü davalı vekili öğrenmiş ve mazeret teli göndermiş ve tebliğ için masraf yatırmamış olmasına göre davalı vekilinin bu yöne matuf itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı taraf 25.6.1998 tarihli celsede tanıklarını belirtmiş ve dinletmiştir. Yargıtay bozma kararından sonra 13.7.1999 tarihli dilekçede belirtilen tanıklar 2. tanık listesi niteliğinde olup bir davada 2. tanık listesi verilemez ve tanıklar dinlenemez, dinlense de bu tanıkların beyanı hükme esas alınamaz. Daha önce dinlenen davacı tanıkları somut bir olay belirtmemişlerdir.
Medeni Kanunun 134/1-2. maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanunun 134/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 16.12.1999 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy