(743 S. K. m. 141)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Medeni Kanunun 141. maddesi kadın şayet boşandığı kocanın soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermiyeceği sabit olursa talebi üzerine kadının kocasının soyadını taşımasına izin verir hükmünü getirmiştir.
Davacı süresinde tanık listesi vermiş olup tanıklardan açık bir vazgeçmiş yoktur.
Mahkemece yapılacak iş masraf ve tanık ücreti için davacıya süre vermek gereği yerine getirildiğinde tanıkları celbedip dinlemek ayrıca barodan davacının serbest avukatlık yapıp yapmadığı, yapıyorsa başlangıcının ve hangi soyadı ile yaptığının ve dava tarihinde de durumun devam edip etmediğini sormak, delilleri birlikte değerlendirip bir karar vermekten ibarettir. Bu yön gözönünde tutulmadan eksik tahkikatla hüküm kurulması doğru değildir.
2. Kabule göre de;
Davacının kocasının soyadını taşımasına izin vermekle yetinilmesi gerekirken dava dışına çıkılarak yazılı şekilde iptale hükmolunması doğru değildir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmayıp 2. bentteki yanılgıya işaret olunmakla yetinilmesine, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine 27.1.1999 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı Avukattır. Mahkemenin 25.6.1998 tarihli celsesinde delillerin toplandığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiş, mahkemece de bu beyan üzerine deliller toplanmadan karar verilmiştir. Bu beyana göre davacı delillerin toplanmasından vazgeçmiş sayılır.
Diğer taraftan boşanma davası davacı tarafından 19.6.1989 tarihinde açılmış ve boşanma kararı 19.7.1989 tarihinde verilmiştir. Davacı soyadı tashihi ile ilgili dava dilekçesinde 1989 yılında davalı eşinden boşandığını beyan etmesine ve o tarihte kurum Avukatı, olmasına rağmen eşinin soyadını kullanmaya devam etmiş, oradan sekiz sene gibi uzun bir süre geçtikten sonra bu davayı açmıştır.
Bu durumda, davacı Medeni Yasanın 141. maddesi şartlarının oluştuğunu kanıtlıyamamıştır. Davanın reddi gerekirken kabul edilmesi yasaya ve iyi niyet kurallarına aykırıdır.
Hükmün açıklanan gerekçelerle bozulması kanaatiyle değerli çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy