(743 S. K. m. 466, 502, 507, 506)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Medeni Kanunun 506. maddesinde yer alan kural emredici nitelikte olmayıp, Tenkis sebebiyle, saklı pay karşılığı davacıya tasarrufa konu malda pay verilmesi yönünde tarafların anlaşmalarına engel bir hüküm bulunmamasına (Y.2.H.D. nin 07.05.1987 tarihli 2872- 4198 sayılı kararı) göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
Taraflar mahkemece Sulh anlaşmasına göre bir karar verilmesini istememiş sadece protokole göre sulhun tespit edilmesini istemişlerdir.
O halde mahkemece 20.06.1997 tarihli protokole uygun vaki sulhun TESBİTİNE ve TASDİKİNE vaki sulh gereğince başkaca karar ittihazına yer olmadığına şeklinde hüküm tesisi gerekirken Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 74. maddesi gözetilmeden yazılı şekilde eda hükmü kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 1-Davalının diğer temyiz itirazlarının 1. bentte gösterilen nedenlerle REDDİNE,
Hükmün 2. bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy