(743 S. K. m. 241, 303)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı 21.10.1997 tarihinde açtığı davayla, davalıların murisi ile evlilik dışı beraberliğinden 2.11.1996 tarihinde doğan oğlunun onun nüfusuna tescil edilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut belgelerden, davacının 1.7.1992 tarihinden itibaren başkası ile evli bulunduğu, davaya konu edilen çocuğun ise nüfusa henüz kaydedilmemiş olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 241. maddesi hükmüne göre, "Evlilik mevcut iken veya zevalinden itibaren üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası, kocadır."
Aynı kanunun 303. maddesinde de "Ana, gebe kaldığı zaman evli idiyse; babalık davası ancak çocuğun nesebi sahih olmadığına hakim hükmettikten sonra ikame edilebilir" hükmü mevcuttur.
Bu durumda evliliği devam ederken, evlilik dışı ilişkisinden doğduğunu beyan ettiği çocuğun, öncelikle nüfus kanununa uygun olarak ilgili idareye yapılacak bir başvuru ile nüfus siciline kaydedilmemiş olması, kanunen babası durumunda olan tarafından nesebinin reddelip edilmediğinin araştırılmasına engel teşkil etmeyeceği cihetle, bu hususlara dikkat edilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/6. maddesine dayalı bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. 25.2.1999 (Per.)
Full & Egal Universal Law Academy