(743 S. K. m. 298, 376)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yaplan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı 6.2.1997 tarihli dava dilekçesi ile 25.2.1998 tarihinde davalı ile evlilik dışı birleşmesinden olan E.adındaki kızının davalının nüfusu siciline tescil edilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 298. maddesi hükmüne göre, mahkeme, evlilik haricinde bir doğumdan hebardar olduğu veya böyle bir gebelik ana tarafından kendisine haber verildiği takdirde, çocuğun menfaatlerini siyanet etmek üzere, hemen bir kayyım tayin eder.
Aynı kanunun 376. maddesi ile de kayyım tayini görevi münhasıran Sulh Hukuk Mahkemesi'ne verilmiştir.
Mahkemece, küçüğe kayyım tayin edilmesi için keyfiyetin sulh hukuk mahkemesine bildirilmesi gerekirken, münhasıran sulh hukuk mahkemesinin görevine giren bir konuda karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/6. maddesine dayalı bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. 22.2.1999 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy