(818 S. K. m. 42, 43)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmişse de duruşma için davetiye pulu olmadığından duruşma isteği reddedilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Karı-koca olan tarafların mevzuatın elvermemesi sonucu A. Şahin isimli kişiyi kooperatife üye kaydettikleri ferdi mülkiyete geçildikten sonra A. Şahin'in Kooperatiften kendisine isabet eden taşınmazı davalıya devir ettiği anlaşılmaktadır. Devir işlemi tapuda satış olarak işlenmiş ise de; bizzat A. Şahin, emanetçi olduğunu kooperatife para ödemediğini ve davalıya payı karşılık almadan iade ettiğini açıklamıştır. Dinlenen davacı tanıkları Kooperatif evinin edinilmesinde davacının katkısının bulunduğunu bildirmişlerdir. O halde tarafların bu kooperatife sonraki yaşantılarını birlikte geçirmek üzere kendi adlarına emanetçi aracılığı ile katıldıkları, ancak; davalının davacının katkısını dikkate almadan taşınmazı kendi adına devir aldığı belirlenmiştir. Davacının katkı payının belirlenebilir olması halinde katkısı oranında; belirlenememesi halinde Borçlar Kanunun 42-43. maddesi gereği katkılarının takdir edilerek işin karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi doğru bulunmamıştır.
2- Davacının aynen iade isteğinin reddi 7.10.1953 gün 8/7 sayılı İnançları Birleştirme Kararına uygun bulunduğundan davacının bu yöne ilişkin temyiz isteği yerinde bulunmamaktadır.
Sonuç: Hükmün 1. maddede belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, davacının sair temyiz itirazlarının 2. maddede belirtilen nedenlerle reddine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi.10.2.2000 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy