(743 S. K. m. 2, 253, 254, 254/A, 255, 256, 257)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekte duruşma için tayin olunan 3.11.1998 tarihinde temyiz edenler vekil Av. U. Namalan ile karşı taraf vekili Av. H. Ay geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karar bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Medeni Kanunun 253. maddesi, 16.6.1983 gün ve 2846 sayılı kanunla tadil edilmeden önce evlat edinme hakkının en az 40 yaşında olup da nesebi sahih füru bulunmayanlara tanımıştır. Sözü edilen yasa ile bu yaş sınırı 35'e indirilmiştir.
Yasanın aradığı yaş şartına uyulmadan yapılan evlatlık işlemi mutlak butlanla sakattır. Ancak borçlara müteallik olan ve butlanla malul bulunan hukuki muamelelerde olduğu gibi doğrudan doğruya hükümsüzlük ifade etmez. Geçersiz sayılması için hakim hükmüne ihtiyaç vardır. Bu nitelikteki butlan davasını taraflar, hukuki yararı olanlar ve Cumhuriyet Savcısı açabilir. Açılacak dava zamanla sınırlamaya da tabi değildir.
İ. Sönmez 12.7.1949 tarihinde, davalıların murisi K.'i evlat edinmiştir. Evlatlık ilişkisi 29 sene devam ettikten sonra evlatlık 1987 de, evlat edinende daha sonra 1996'da ölmüştür. Toplanan delillerden İ.'in 38 yaşında iken K.'i evlat edindiği de anlaşılmaktadır. Kendisi yasanın aradığı 40 yaş şartı gerçekleştikten sonrada, 45 yıl bu evlatlık ilişkisini benimsemiş ve butlanı hüküm altına aldırmamıştır. Bütün hakların kullanılmasında olduğu gibi butlan hakkının dermeyan edilmesine de Medeni Kanunun 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kuralına riayet edilmesi gereklidir. Kural itiraz niteliğinde olup, hakim tarafından da kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Muris İ.'in 45 yıl kullanmadığı butlan hakkının, ölümü üzerine mirasçılarının ileri sürmesi iyi niyetli bir davranış olarak yorumlanamaz. Gerçekleşen bu durum karşısında davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine duruşma için takdir olunan yirmi milyon lira vekalet ücretinin alınıp davacılardan alınıp, N. Sönmez dışındaki davalılara verilmesine oybirliği ile karar verildi. 01.02.1999 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy