(743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden vekili ile karşı taraf vekili geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Medeni Kanunun 134/1-2. maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanunun 134/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmesi ile yetinilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin taktirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3- Kocadan kaynaklanan, evlilik birliğini temelinden sarsan ve kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eden herhangi bir olayın varlığı ispat edilememiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında davalının manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 3. bentte gösterilen sebeple, manevi tazminat yönünden BOZULMASINA, kararın bozma kapsamı dışında kalan yönlerinin ise ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 65.000.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 29.02.2000
MUHALEFET ŞERHİ
1- Hükmün boşanma yönü temyiz edilmiyen bölümü ile ilgili tenkide katılmadığımız gibi, tanık Düzgünün her iki tarafta birbirlerine söylenmiyecek sözler söyledi şeklindeki beyanından boşanmaya sebebiyet veren olaylarda her iki tarafta kusurludur. Bu durumda Medeni Kanununun 143/1. maddesi şartları da oluşmaz. Hükmün bu yönden de bozulması gerekir. Sayın çoğunluğun bu yöndeki onama kararına katılmıyoruz.
2- Davalı tedbir nafakasını istek tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde talep etmiş, bu husus davacı lehine usulen kazanılmış hak teşkil etmiştir.
Mahkemece dava tarihinden itibaren geçerli olarak nafaka taktiri usuli kazanılmış hakkın ihlalidir. Bu sebeple çoğunluğun bu yöndeki onama kararına da katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy