(743 S. K. m. 4, 143, 152)
Dava: Taraflar araındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm maddi-manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmesine göre davalının manevi tazminata yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2- Maddi tazminata gelince; davacı daha önce boşanma davası açmış davalıdan kaynaklanan ve evlilik birliğini temelinden sarsan herhangi bir olayın ispat edilmemesi sebebiyle reddedilmiştir. Koca haklı bir sebep olmadan kusurlu davranmış ve fiili ayrılığı aralıksız üç yıl devam ettirmiştir.
Medeni Kanunun 143/1. maddesi mevcut ve hatta muntazar (beklenen) bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsiz karı veya kocanın, kabahatli olan taraftan maddi tazminat isteyebileceğini, 152. maddesi de evin seçimi, karı ve çocukların uygun biçimde geçindirilmesinin kocaya ait olduğunu öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda kadının hiçbir kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu kadın, en az eşinin desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi (MK. Md. 4) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 2. bentte gösterilen sebeple maddi tazminat yönünden BOZULMASINA, kararın manevi tazminata yönelik temyiz itirazının ise REDDİNE, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine 17.6.1999 tarihinde oyçokluğuyla karar veridi.
KARŞI OY YAZISI
Davacının dava açması ve yasal hakkını kullanması kusur sayılamaz. Medeni Kanunun 143/4. maddesi gereğince tazminata hükmedilebilmesi için davacının kusurlu olması gerekir. Kusur sabit olmadığına göre verilen hükmün onanması gerekir. Bu sebeple sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy