(2908 S. K. m. 23, 51) (743 S. K. m. 377) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar:Dernekler Yasasının 4279 sayılı Kanunla değişik 51. maddesi; derneklerin kuruluş amaç ve şartlarını kaybetmesi ve acze düşmesi yahut yönetim kurulu tüzük hükümleri gereğince kurulmasına imkan kalmaması veya, iki olağan genel kurul toplantısının yeter sayı bulunmaması sebebiyle (DK. m. 23) toplanamaması halinde, dernek merkezinin bulunduğu yerin en büyük mülki amirin veya Cumhuriyet Savcılığının isteği üzerine Sulh Hukuk Hakimince Derneğin kendiliğinden dağılmış sayıldığından tespitine karar verileceğini öngörmüştür.
Derneğin şahsiyetinin son bulduğunun tespitine yönelik bu isteğin dava biçiminde hakime arzında hakkın teminat altında tutulması bakımından zaruret bulunduğu gibi, varsa derneğin temsil hakkına sahip olan kişilere, bu nitelikte kişiler yoksa Medeni Kanunun 377/4. maddesi uyarınca tayin olunacak kayyıma dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmelidir
Kanunun gösterdiği istisnalara dışında hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve savunmalarının beyan etmeleri için kanuni şekillere uygun davet etmedikçe hükmünü veremez. Yine Hukuk usulü Muhakemeleri Yasanın 180 ve 200. maddeleri gereğince taraflara delillerini ibraz için usulüne uygun önel vermek, varsa gösterecekleri deliller toplanmak, sonucuna göre karar verilmek gerekir. Yasa da incelemenin evrak üzerinde yapılacağına ilişkin bir açıklık bulunmamaktadır. O halde mahkemece yapılacak iş davalı derneği temsil yetkisi olanlara dava dilekçesi ve duruşma günün tebliği ile davaya karşı cevaplarını almak, delillerini ibraz etmek için önel vermek, varsa gösterecekleri delilleri toplamak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Bu yönler gözetilmeden evrak üzerinde inceleme yapılarak eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Davayı açan Cumhuriyet Savcısı yahut mülki amirin davaya katılma zorunluluğuda yoktur. Davacının duruşmaları izlememesi halinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasanın 409/1. maddesi uyarınca davanın işlemden kaldırılması yolunda gidilemez. Bu açıklamalar ışığında, mahkemenin dilekçenin görev yönünden reddine ve işi Asliye Hukuk Hakimliğine gönderilmesine ilişkin kararı isabetsizdir. İşin esasında tetkiki gerekir. Bu hususun dikkate alınmaması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple (BOZULMASINA), 30.6.1999 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy