(743 S. K. m. 372, 377/1, 381) (3561 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 18.05.1989 tarihli 3561 sayılı kanun gereğince Sulh Mahkemesi, Türk Medeni Kanununun 377/1.maddesi uyarınca kayyım tayin etmeden önce, mahallin en büyük mal memurluğundan, idaresi kimseye ait olmayan mallar üzerinde, hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını ayrıca araştırır. Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması halinde mahallin en büyük mal memurunu kayyım tayin eder.
Medeni Kanunun 381.maddesi uyarınca vasi tayininde usul kayyım (mümessil) içinde uygulanır. Medeni Kanunun 372.maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü itizarları (özürleri) inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin kayyıma yapılan itirazın incelenmesinde de gözetilmesi gerekir. Sulh mahkemesinin itirazı ret etmesi halinde itirazı inceleyecek merci Asliye mahkemesidir. Öyle ise en büyük mal memuru dışında başka bir kişinin kayyım atanması üzerine en büyük mal memurunun kayyım tayin edilmesi gerektiğini açıklaması ile kayyımın şahsına yönelik itiraza ilişkin Hazine dilekçenin görev yönünden reddi doğru bulunmuştur.
Sonuç: Hükmün yukarıda gösterilen gerekçelerle ONANMASINA oybirliğiyle karar verildi.15.03.1999 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy