(2644 S. K. m. 35) (YHGK. 28.12.1994 T. 1994/2-625 E. 1994/905 K.)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı Evdoksiya, İlya eşi Maryora'nın mirasçısı olduğunu belirterek hazineyi de hasım göstermek suretiyle mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir.
Hazine, mirasçılık belgesinin Sarıyerdeki 14 ve 17 parsel sayılı taşınmazların tevarüsen adlarına intikalini sağlamak üzere istendiğine değinmiş, bu iddiaya karşı çıkılmamıştır.
6.6.2000 tarihli Milli Emlak denetmeni tarafından düzenlenen raporda her iki taşınmazında muhtelit mübadele komisyonlarının düzenlediği cetvelde Türkiye'ye dönmeleri yasaklanmış mübadil olmayan (dolayısı ile etabli sıfatı kazanamamış) firari Rumlara ait olduğu açıklanmış, 8.5.1950 günlü kadastro komisyon kararında da aynı olgunun varlığına değinilmiştir.
İlya ve eşi muris Maryora'nın nüfus sicilinde kayıtları bulunmamaktadır. Rum asıllıdır. İstanbul da oturdukları iddia edildiğine göre taşınmazlar yönünden de mirasçılığın kabul edilebilmesi için, söz konusu kişiden davacılara geçecek bir taşınmazın kalması gerekir. O halde her şeyden önce Lozan antlaşmasının eki niteliğinde olan Türk ve Rum halkının mübadele işlemlerinde çıkacak uyuşmazlıkların çözümü yönündeki 10.6.1930 tarihli Ankara antlaşmasıyla kurulan muhtelit mübadele komisyonlarınca düzenlenen listelerde yer alıp almadıklarının, Maryora ve mirasçılarının Etabli kabul edilip edilmediklerinin tespiti zorunludur.
Mahkeme davacının miras bırakanlarının ve mirasçı olabilecek kişilerin etablilerden olup olmadığı hakkında bir inceleme ve araştırma yapmamıştır.
Yabancının tevarüsen taşınmaz edinmesi öncelikle mütakabiliyetin varlığı (Tapu Kanunun 35 md.) ikinci olarak da mübadil olmayan muristen Lozan ve Ankara antlaşmalarına göre de malların devlete kalmamış olması gerekir.
Olayın bu yönleriyle araştırılması, gerekiyorsa tapu ve muhtelit mübadele komisyonu cetvelleri üzerinde inceleme yaptırılması, taşınmaz mallar yönünden mirasın açıldığı tarih itibariyle, ilgililerin mirasçı olma ehliyetine sahip olup olmadıklarının göz önünde bulundurulması sonucuna uygun karar verilmesi gerekir. (Bak.HGK.28.12.1994 gün 2/625-905 sayılı kararı)
Açıklanan yönlerde incelemeyi kapsamayan dosya içeriğine göre verilen kararın açıklanan nedenler doğrultusunda bozulması gerekir.
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi.26.10.2000 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy