(743 S. K. m. 129, 134, 143, 162)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1. Toplanan delillerden kocanın başka bir kadınla ilişkisini devam ettirdiği anlaşılmaktadır. Davalı (kadın) bu durumu belirterek zina (M.K. m.129) ve fiili ayrılık (M.K.m. 134/son) hukuki sebeplerine dayanarak karşılık dava açmış, boşanma isteğinde bulunmuştur. Her iki boşanma sebebi de gerçekleşmiştir. Mahkemece kadının davasının da kabulüne karar verilmesi gerekir. Bu hususun dikkate alınmaması Usul ve Yasa'ya aykırıdır.
2. Kocanın bir başka kadınla ilişki içerisinde olduğu redle sonuçlanan ve bu dosya da toplanan delillerle sabittir.
Medeni Kanun'un 143/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan hadiseler, kabahatsiz karı veya kocanın şahsi menfaatlerini ağır bir surette haleldar etmiş ise, hakimin manevi tazminata hükmedileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda "kadının hiçbir kusurunun olmadığı karşı taraf ise tam kusurlu olup, kişilik haklarına ağır saldırı teşkil etmektedir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralı (MK. Md.4) dikkate alınarak" kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3. Boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar (M.K. m. 162/2, 137) Kaldı ki istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden (re'sen) alınması zorunludur. (M.K. 137). O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine 9.3.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy