(743 S. K. m. 148, 149, 260, 274)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün velayet yönünden temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden Selin ile vekili Av. geldi. Karşı taraf Ahmet ile vekili geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Tarafların sosyal ve ekonomik durumu itibariyle evde bakıcı bulundurulması, ananın ihmali olarak değerlendirilemez.
Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde ana bakım, şefkatine muhtaç 30.1.1995 doğumlu Bartu'nun babanın velayetine bırakılması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 65.000.000 TL. vekalet ücretinin Ahmet'ten alınıp Seline verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oyçokluğuyla karar verildi. 04.04.2000
MUHALEFET ŞERHİ
Boşanma ve ayrılık vukuunda hüküm velayet hakkının kullanılmasına ve ana baba ile çocuklar arasındaki şahsi münasebetlere dair gereken tedbirlerini alır.(MK. md.148) Ana ve babanın başkası ile evlenmesi başka bir yere gitmesi ölümü gibi bir halin doğmasında hakim resen ana ve babadan birinin talebi üzerine olayın gerektirdiği tedbirleri alır.(Mk. md. 149) Velayet karı kocanın boşanması halinde, çocuğun tevdi olunduğu tarafa ait olur. (MK. md.260/1) Ana ve baba kudretine göre çocuğu yetiştirmekle, haline uygun terbiyeye mükelleftir. Velayeti ifadan aciz, yahut nüfusunu ağır surette kötüye kullanan veya ağır ihmalde bulunan ana ve babadan hakim velayeti hakkını nezedebilir. (MK.274)
Yukarıda işaret edilen Medeni Kanun hükümlerine göre çocuğun bedeni ve fikri gelişmesinin sağlanması her şeyden önce gelmektedir. Bu yönlerde bir aksama olması halinde hakim isteğe bağlı olmaksızın resen gereken tedbirleri almak zorundadır.
Dosyadaki davacı ve davalının tanıklarının sözlerine göre, davacı anne yeterince çocukla ilgilenmeyen, alkollü araba kullanan, bunalımlı bir yaşantısı olan bir kimsedir. Babada keza aynı duygularla bunalımlıdır. Eşler geçimsizliği birbirlerine düşman durumuna getirmişlerdir. Öyle ki baba, çocuk teslimi hakkındaki tedbir kararına dahi uymamakta, çocuğu uzun süre anneden ayırabilmektedir. Bu durum velayetin nezi sebebini adeta taraflar çocuğu kendilerine ait bir eşya saymaktadır. Anne ve babanın bu davranışlardan sıyrılacağı, kanaati doğmamaktadır. Böyle bir ortamda çocuğun fikren ve bedenen sağlıklı büyüyeceğini kabullenmek zordur. Anne ve babanın davranışları ağır ihmal durumundadır. Buna göre ana ve babadan velayetin nezi gerektiği düşüncesindeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy