(2675 S. K. m. 37, 38, 42)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı Alman mahkemesince verilen boşanma kararının tanınmasını istemiştir.
Davalı, usulüne uygun çağrıya rağmen duruşmaya gelmemiş, davaya cevap de vermemiştir.
Mahkemece; boşanma kararının tanınmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
2675 sayılı kanunun 37. maddesi dilekçeye yabancı mahkeme ilamının onanmış aslı yanında onanmış tercümesinin de eklenmesinin zorunlu kılmaktadır. Bu kural aynı kanunun 38 ve 42. maddesinde gösterilen koşulların oluşup oluşmadığının denetlenmesi ve davalıya itiraz imkanları tanınmasına yöneliktir. Şu halde yabancı ilamın tamamının tercümesi alınmadan ve davalıya tebliğ edilmeden karar verilemez.
Davacı, dava dilekçesi ekinde yabancı mahkeme kararının aslını ve bir bölümüne ilişkin Türkçe tercümesini sunmuştur. Ancak sunulan Türkçe tercümeden yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıyıp taşımadığını tespit etmek mümkün olamamaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacıdan, yabancı kararın tamamının onanmış Türkçe tercümesini istemek, davalıya tebliğ etmek, 2675 sayılı milletlerarası Özel Hukuk ve Usulü Hukuku Kanunun 42. maddesi gereğince tanıma şartlarını taşıyıp taşımadığını belirlemek 38. maddenin (c) ve (e) bentlerini gözetmek ve hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Bu yönler gözetilmeden eksik tahkikatla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 7.12.2000 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy