(743 S. K. m. 11, 148, 161, 262, 315)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davalı tarafından açılan dava sonunda davacının Medeni Kanunun 315. maddesi uyarınca nafaka ödemeye mahkum olduğu yönünde bir karar ortaya konmamıştır.
Davalı 16.11.1981 doğumlu olup, davacı ile annenin boşanması sonunda velayetinin annesi Fikriye'ye verildiği anlaşılmaktadır. En son Fikriye tarafından 11.6.1999 tarihinde açılan dava sonunda iştirak nafakası 30.000.000 TL. olarak tesbit olunmuş 19.10.1999 tarihli karar 25.12.1999 tarihinde temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Medeni Kanunun 148. maddesi uyarınca taktir ve tayin olunan nafakanın alacaklısı velayet kendisine tevdi olunan ana yada babadır. (Y.2.H.D.nin 29.1.1993 tarihli 13267-582 s.kararı) Velayet ve iştirak nafakası ödeme zorunluluğu çocuğun reşit olması ile kendiliğinden sona erer. (MK.11, 262 ve Y.2.H.D.nin 17.9.1985 tarihli 7799-7122 sayılı kararı) Şu halde Medeni Kanunun 161 ve müteakip maddelerinde gösterilen ve süregelen tedbirlerden olmayan Medeni Kanunun 148. maddesi uyarınca tayin olunan nafakanın kaldırılması için Medeni Kanunun 164. maddesi uyarınca bir ref davası açmaya gerek ve hukuki yarar yoktur. Davanın bu sebeplerle reddi gerekirken, davalının ihtiyaçlarının devam ettiğinden söz edilerek reddi doğru değilse de sonucu itibariyle doğru olan hükmün açıklanan değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün açıklanan gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna oybirliği ile karar verildi. 13.11.2000 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy