(2675 S. K. m. 36, 42)
Dava: Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı İsmail Öner'in 4/4/2000 tarihli dava dilekçesi ile Fünfhaus Mahalli Mahkemesince verilen 12.10.1992 gün ve 2C.150/92y-10 sayılı kararın tanınmasını istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Tanıma talebinin incelenmesi ve karara bağlanması tenfiz davalarındaki usul ve esasa tabidir. (MÖHUK. Mad. 42/111)
Bu itibarla, 2675 sayılı Kanunun 36. maddesi uyarınca diğer eşe husumet yöneltilmesi, tanıma talebini içeren dilekçenin Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 39./1. maddesi hükümlerine uygun olarak duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilmesi, duruşma gününde de basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanması gerekmektedir. Mahkemece, hasımsız olarak açılan davanın, taraf teşkili yapılmaksızın, karşı tarafa savunma imkanı verilmeden kabulü usul ve yasa hükümlerine aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy