(1086 S. K. m. 4, 427) (YHGK 14.05.1997 T. 1997/2-32 E. 1997/422 K.)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Münir'in davası yönünden;
Nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili davası niteliğindedir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 4. maddesi hükmü tümü hesap ve takdir edilebilen muaccel alacağa ilişkin olduğundan, nafaka davalarında nafakanın muayyen bir zaman dilimi içinde belirlenmesi bu davalara kısmi niteliği vermez.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 23.06.1996 gün ve 4146 sayılı yasa ile değişik 427/2. maddesi ile taşınır mal ve alacak davalarında temyiz sınırı 1.1.1998 tarihinden itibaren 20.000.000.- liraya 1.1.2000 tarihinden itibaren de 40.000.000 liraya çıkarılmıştır. Belirtilen konularda değer itibariyle bu miktarların altında kalan kararlar kesindir.
Hukuk Genel Kurulu 14.05.1997 gün ve 32/422 sayılı kararında da açıklanan gerekçelerle karar düzeltme de bağlanan aylık nafaka miktarının gözetileceğini açıklamıştır. Benimsenen bu ilkeler doğrultusunda gerek temyiz, gerekse karar düzeltmeler de üst sınır aylık nafaka miktarıyla belirlenmelidir.
Somut olayda aylık nafakada kaldırılması istenen miktar 40.000.000 TL'yi aşmadığından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/2. maddesi gereğince temyiz edilebilme sınırı altında kalan nafaka takdirine ilişkin karar kesindir.
Mehmet'in davası yönünden temyize gelince;
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz isteğinin reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna, 07.12.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Nafaka davalarında, kesinlik sınırının aylık nafaka miktarına göre tespit edilmesi gerektiği yolunda yasalarımızda bir hüküm yoktur.
Harçlar Kanunu'na göre nafaka verilmesine dair hükümlerde, bir senelik nafaka bedeli üzerinden karar ve ilam harcı alınması gerekmektedir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesine göre de, belirlenen nafakanın yıllık tutarı üzerinden ücreti vekalet hesaplanır.
Harcın ve ücreti vekaletin yıllık nafaka miktarı üzerinden hesaplanması karşısında, temyiz edilebilme sınırının da yıllık nafaka tutarı üzerinden hesaplanması gerektiği, buna göre de kararın kabili temyiz olduğu, işin esasının incelenmesi gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun ret kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy