(743 S. K. m. 507/3)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün taraflar tebligata rağmen gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1-Davalı Aysun'un temyizi yönünden; Davalı Aysun'a ve davalı Mehmet'e yapılan temliklerin miras hisselerine mahsuben yapılmadığı tapu kayıtları ve tanık beyanları ile mirasçılık belgesinden belirlendiğinden davalı Aysun yönünden de mirasta iade davasının reddi gerekirken, kabulü ve yasaya aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
2-Davacı temyizine gelince; Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının aşağıdaki bent kapsamları dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Davacının davalılarla ilgili tenkis talepleri yönünden temyiz incelenmesine gelince; Bu davalılara yapılan taşınmaz temlikleri miras bırakanın ölümünden önceki bir yıl içerisinde yapıldığından kayıtsız şartsız tenkise tabidir. ( MY.507/3 )O halde taşınmaz temlikleri yönünden davacının saklı payına el atmanın olup olmadığının tespiti, sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 1-Hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu kesimlerinin 2. bentte gösterilen nedenlerle ONANMASINA, 2-Hükmün 1. bentte gösterilen nedenlerle davalı Aysun, 3.bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 13.02.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ :
Miras bırakan sağlığında, davacıya bir ev satın almış, kızı Aysun'a incir bahçesi, torunu Mehmet'e içinde kagir ev olan bahçe bağışlamıştır.
Sayın çoğunluk, sağlar arası kazandırmalarda, miras bırakanın taksim kuralı koymasına yasal engel bulunduğundan bahisle, Medeni Kanunun 507/3. madde kapsamındaki tüm bağışlamalarını mutlak indirime ( tenkis )tabi olduğunu kabul etmiştir.
Miras hukuku biri Medeni Kanunun 502/2, diğeri 587. madde olmak üzere iki ayrı madde ile miras bırakanın taksim kuralı koyabileceğini ve taksim kuralının, indirimi engellediğini benimsemiştir. 587. madde özellikle ölüme bağla kazandırma ile ( vasiyet-miras mukavelesi )miras bırakının taksim kuralı koyabileceği açıkça ifade edilmiştir. Yasanın 502/2. maddesi ise sağlar arası işlemlerle de taksim kuralı konulabileceğine ilişkindir. Zira yasa aynı anlama gelecek şekilde bir şeyi ayrı ayrı iki maddede ifade etmez. ( abesle iştigal etmez )Medeni Kanunun 502/2. maddesi 1926 tarihinden beri bu şekilde yorumlanmış ve uygulanmıştır. "Miras bırakan sağlığında, davacı ve davalılara ayrı ayrı taşınmaz bağışladığı takdirde Medeni Kanunun 502.-587/2. maddesi gereğince bir taksim kuralı koymuştur. 2. H.D. 19.6.1975 gün 4153-5575 s.kararı )"Ordu Yardımlaşma Kurumuna verilen beyanname ile miras bırakan bir taksim kuralı koymuştur. ( Y.2.H.D. 11.1.19973 gün 8073-3192 s.k. )"
"Miras bırakan sağlığında bir kısmını bağışta bulunmuş, berine de para vermeyi vaat etmesi, taksim kuralı koyduğunu gösterir. ( Y.2.HD. 9.1.1973 gün 7957/76 s.k. )"
Ölenin aksini kast ettiği tasarruftan açıkça anlaşılmadıkça, mirasçıların paylaşıma ilişkin tasarruf, alelade taksim kuralı sayılır. ( Y.2.H.D. 13.7.1972 gün 4710-4602 )"
Görüldüğü gibi, sağlar arası işlemlerde de taksim kuralı koyma hakkı miras bırakana tanınmıştır.
Davacı, miras bırakanın kendisine de sağlığında ev aldığına ilişkin savunmaya karşı koymamıştır.
O halde tenkis işleminde paylaştırma kuralının göz önünde bulundurulması miras bırakanın gerçekte bir denkleştirme ( mirasta iade )amacıylamı saklı payları zedeleme amacıylamı, taksim kuralı koyma amacıylamı, işlem yaptığının araştırılması sonucuna uygun hükmün kurulması gerekir. Taksim kuralı bulunmasına rağmen Medeni Kanunun 507/3. maddesine giren bağışların mutlak indirime tabi olacağına ilişkin gerekçeye katılmıyorum. 3. paragraftaki bozmaya katılmakla beraber gerekçesine katılmıyorum. Bozmanın yukarıda belirtilen gerekçeye dayalı olması görüşüyle sayın çoğunluğun oluşan görüşlerine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy