(743 S. K. m. 5, 322, 448, 449, 451, 453, 462, 499) (818 S. K. m. 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 14.9.1999 tarihinde temyiz edenler vekilleri Av. Adnan ve Ayşe Tahtacı geldi. Karşı taraf Turgay Akçalı ile vekili Av. Fikret Adamhasan geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Medeni Kanunun 462. maddesi, ölüme bağlı tasarruflara şart ve mükellefiyetler ilave edilebileceğini hükme bağlamıştır. Ancak ayrıntıya girerek mahiyetini hükümlerini ve neticelerini düzenlememiştir. Şartla ilgili boşluğun Medeni Kanunun 5. maddesinden yararlanılarak Borçlar Yasasındaki hükümlerle doldurulması gerekmektedir. (BK. md. 149-155) Bu şartlar taliki olabileceği gibi infisahı (bozucu) de olabilir.
Ölüme bağlı tasarruf, bir kimsenin ölümünde hüküm doğurmak üzere yaptığı irade beyanıdır. Tasarruf sözcüğü burada hukuki muamele niteliğini taşımaktadır. (MK. md. 449) Düzenlenen vasiyetname muris ölmeden hukuki tesirlerini göstermez. Vasiyetname düzenlenmiş ancak muris henüz hayatta ise vasiyetname iltizami hukuki muamele niteliğindedir. (MK. md. 448)
Muris kendisine bir tevcihte bulunmak istediği kimsenin ölümünden sonrada davranışı üzerinde şartla etkili olmayı amaçlayabilir. Bu davranış yapmak veya yapmamak biçiminde gerçekleşebilir. Burada asıl olan ölüme bağlı tasarruftur. Şart tali niteliktedir.
Ölüme bağlı tasarrufları, dar bir düşünceden uzak, kanunun amacını zedelemeden vasiyeti ayakta tutacak şekilde yorumlamak gerekmektedir. (favor Testamenti) (MK. m. 451/2)
Tasarrufa eklenen şart kanuna yahut ahlaka aykırı ise ölüme bağlı tasarruf hükümsüzdür. (MK. m. 462/2) Kural bu olmakla beraber, miras bırakan, şartın kanuna ve ahlaka aykırılığı sebebiyle tasarrufun hükümsüz kalacağını bilseydi şart olmadan da tasarrufu yapacağı kanaatine ulaşılırsa, sadece kanıma ve ahlaka aykırı şartı hükümsüz saymak, tasarrufu ayakta tutmak gerekir.
Medeni kanunun 499/3. maddesi, gerek doğrudan doğruya, gerekse taşıdığı şartlar bakımından kanuna yahut ahlaka aykırı bölümlerin bulunması halinde ölüme bağlı tasarrufların iptaline karar verilebileceğini öngörmüştür. Vasiyetçi, ölüme bağlı olarak yaptığı tasarrufla aile vakfı kurmuştur. 11.11.1992 tarihli vasiyetnamenin 4. maddesinde; vakfa ortak olanların hisselerini hiçbir suretle ahara veya kendi aralarında birbirlerine satamayacakları gibi ipotek ve temlikte de bulunamayacaklarını, 6. madde de ise, "gayrimenkullerin ve hisse senetlerinin hiçbir şekilde satılamayacağı" şartını koymuştur. Vasiyetçinin bu iradesi Medeni Kanunun 322. maddesindeki, bir malın veya hakkın devir ve ferağ edilmemek üzere bir aileye tahsis edilmesine ve bunların sırf aile fertleri arasında ve soydan soya geçmek suretiyle intikaline dair her türlü tasarruf yasak olup, bu şekildeki tasarrufun vakıf kurma iradesi ile bağdaşmayacağı hükmüne aykırıdır. Ancak kanuna aykırı bu iki şartın iptali vasiyetnamenin tümden iptalini gerektiren nitelikte de değildir.
Mahkemece yapılacak iş; vasiyetnamenin 4 ve 6. maddelerindeki yukarıda açıklanan cümlelerin iptaline karar vermek; davacılardan yalnız mahfuz hisseli Hacı Osman bakımından Medeni Kanunun 453. maddesinin murisin ölümünden önce 23.11.1990 tarihinde değiştiği de dikkate alıp, gerekli incelemeyi yapıp, hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, davacıların sair temyiz isteklerinin 1. bentte gösterilen sebeplerle REDDİNE, duruşma için takdir olunan 65.000.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp, Hülya, Nilgün, Ruchan Sayman dışındaki davacılara verilmesine, temyiz peşin harcın yatarına geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 27.3.2000
Full & Egal Universal Law Academy