(743 S. K. m. 161, 162, 315)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 8/1. maddesi, iflas davaları ile vakfa ilişkin davalar hariç olmak üzere mamelek hukukundan doğan değer veya miktarı 200.000.000 lirayı geçmeyen davaların sulh hukuk mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamış, maddenin ikinci bölümünde de değerine bakılmaksızın sulh mahkemesinde görülecek işleri sıralanmıştır. Burada yer almayan davaların asliye mahkemesinde görülüp karara bağlanması da zorunlu hale getirilmiştir.
Madde 3156 sayılı yasa ile tadil edilmeden önce; boşanma veya ayrılık davası açılmamış ise Medeni Kanunun 161, 162. maddelerinde yazılı tedbirler ile bunların değiştirilmesi veya kaldırılması hakkındaki isteklerin ve 315. maddesine dayanan taleplerin de sulh hakimince inceleneceği öngörülmüşken (8/11-4,5) sözü edilen yasa ile 4. maddenin tamamı ve fıkradaki 315. madde metinden çıkartılmış, Medeni Kanunun 161, 162. maddelerindeki (tedbir) 315. maddesindeki (yardım) nafakalarındaki görev bu şekilde sulh mahkemesinden alınmıştır. Çelişki yaratan, tereddüt doğuran 500. maddede 15.5.1985 tarih ve 3222 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır. Hükümet gerekçesinde de tedbir nafakasına ilişkin taleplerin, asliye hukuk mahkemesinde bakılması gerekeceğine işaret edilmiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında artık bir ayrım yapılmadan bütün nafaka davalarının asliye mahkemesinde bakılması zorunlu hale getirilmiştir. (Kurucilt, $ S: 1049-Erdemir S: 204)
2- Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 8/1. maddesinde ifadesini bulan (Mamelek hukukundan doğan) ibaresine, akitlerden, haksız fiilden ve taşınmaz mal ihtilaflarından kaynaklanan davalar girer. Anne babanın çocuklarına (M.K. md. 148, 152). Kocanın eşine (MK. md. 152. 162. son) boşanmadan sonra eşlerin (MK. md. 144, 145) ve ayrıca usul furuğ ile civar hısımların (MK. md. 315) karşılıklı olarak açacakları nafaka davaları Medeni Kanunumuzun Aile Hukuk başlığını taşıyan ikinci kitabında düzenlenmiştir. İlama bağlanmış olan nafaka haczedilemez, devredilemez, icrası durdurulamaz ve tahsili geciktirilemez. Temelini ailenin korunması ouşturur. Bu özelliği itibarıyla da nafaka alacakları (şahıs varlığı) hakkındaki davalar grubuna girer. Birinci fıkradaki kural burada uygulanamaz.
Gerçekleşen bu durum karşısında artık hiçbir ayrıma gitmeden bütün nafaka davalarının asliye mahkemesinde bakılması gerekmektedir. Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde görev yönünden davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre de işin esasının incelenmesine yer omadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 1.3.2000
Full & Egal Universal Law Academy